Galatasaray doğru oyunla başladığı ve öne geçtiği maçta anlık konsantrasyon kayıpları ve uzun süredir aşamadığı kırılganlığıyla Barcelona’ya 4-1 kaybetti.
Doğru 11; iyi başlangıç
Okan Buruk, Dünya Futbolu’nun en formda ve en iyi takımı olan Barcelona karşısında doğru bir oyun planı kurgulayarak başladı. İlk 11 tercihindeki Batrakov’un 10 numarada oynaması, Jakobs’un sol stoperde başlaması ve Eren hamlesi olası ön alan baskısı karşısında geri koşulardaki hızı artırmak amaçlı yapılmış taktiksel tercihler.
İlk 25 dakikalık bölümde beklendiği şekilde topla %65-35 üstün oynayan takım Barcelona oldu ancak Galatasaray sakin kalarak doğru alan savunmasıyla boşluğu yakalayacağı anı kovaladı. Nitekim aradığını bu bölümde Barcelona’nın yarı sahasında az yakalanmasıyla buldu Sarı Kırmızılılar. Batrakov’un başlattığı atakta Leao harika bir çalımla ortaya çevirdi ve Galatasaray Batrakov ile öne geçti. 25.-35.dakikalar arasında Galatasaray Barcelona’ya şut imkanı vermezken rakip ceza sahasında 4 kez buluştu.
Kırılma anı: iptal edilen gol
Galatasaray baskıyı tamamen rakibin üzerinde hissettirdiği bu bölümde ikinci golü de köşe vuruşundan buldu. Tam hayallerin gerçekleşme ihtimali güçlendi diye düşünürken Barış Alper’in attığı gol ofsayt gerekçesiyle geçerlilik değeri kazanmadı. Bu tür sıra dışı, en üst düzey rakipler karşısında bir an bile düşmemeniz ve konsantrasyon kaybı yaşamamanız gerekir. VAR kontrolünden çıkan olumsuz sonucun ardından Galatasaray oyundan düşmeye başladı ve tam da bu anlarda soyunma odasına gitmeden kalesinde golü gördü. Can sıkıcı bir durumla soyunma odasına gidildi lakin genel tablo aslında karanlık değildi haliyle nefes alınacak 15 dakikalık bu bölümde Galatasaray, ikinci yarı başlangıç taktiğini net belirlemeliydi.
Galatasaray’ın kırıldığı maçlar
Sarı kırmızılılar bu tür kırılmaları çok sık yaşıyor ve bu seviyelerde bu problemi bir türlü aşamadı. Geçtiğimiz sezonki Liverpool, Juventus ve Monaco deplasmanlarının yanı sıra bu sezonki Sporting ve Trabzonspor maçları da bunlara başlıca örnekler. Okan Buruk da maç sonu basın toplantısında buna dikkat çekti. Ancak buna Okan Buruk’un dikkat çekmesi yerine uzun zamandır devam eden bu problem için çözüm araması doğru olan aslında. Bu yönde bir gelişim göze çarpmıyor şu an için.
Dar rotasyon ve yanlış planlama
58.dakikada Galatasaray havlu attığını net olarak ortaya koydu. Yapılan üç değişikliğin anlamı oyuncularının yıpranmasını engellemek ve daha çok skoru korumaya yönelik türdendi. Yunus, Batrakov, Barış aynı anda kenara geldi. Oyuncular da bu mesajı psikolojik olarak bu yönde algılayabilir. Elbette Barcelona doğal favoriydi ancak erken teslimiyet şahsen çok da doğru bir yaklaşım olarak gelmiyor bana. Planlama yanlışı Kasımpaşa maçından başlıyor. Milli ara sonrası uzun bir ABD seyahatinden dönen Davinson tek bir akşamlık dinlenmeyle 11’de başlıyorsa, Torreira ve Yunus bu maçta oynayacağı planlanmasına rağmen dinlendirilemiyorsa rotasyon kullanımı ve planlaması konusunda zafiyet var demektir. Diğer yanda Flick, Galatasaray maçı öncesinde ligde Fermin, Pedri, Cubarsi ve Cancelo’yu dinlendirip bu seviyeye diri çıkmasını sağlıyor. Özetle içinden ciddi manada ders çıkarılması gereken hususlar var ama diğer yandan geleceğe bakacak olursak da önümüzde gerçek hedef maç olan Lille deplasmanı var. Galatasaray’ın şampiyonlar ligi’ndeki geleceğini yorumlamak adına daha sağlıklı bir tablonun karşımıza çıkması muhtemel.