- The Guardian’a göre Epstein skandalı, yaklaşan ara seçimlerde gündemin gerisine düşse de siyasi hesap verebilirlik tartışmasının önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor.
- Epstein mağdurlarını temsil eden avukatlar, soruşturma belgelerinin eksiksiz açıklanmasını ve Epstein’ın suçlarını kolaylaştırdığı iddia edilen kurumların hesap vermesini istiyor.
- Demokratların Kongre’nin bir veya iki kanadında kontrolü kazanması durumunda Epstein dosyasına ilişkin yeni soruşturmalar ve belge açıklama girişimleri gündeme gelebilir.
- Trump yönetimi, başkanın Epstein konusunda aklandığını savunuyor ve gerekli belgelerin yayımlandığını belirtiyor.
ABD’de Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin belgeler ve kamuoyuna açıklanmayan kayıtlar, 2026 ara seçimleri öncesinde siyasi tartışmaların önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.
Ancak The Guardian’a konuşan uzmanlara göre seçmenlerin enflasyon, benzin fiyatları, kira giderleri ve yapay zekânın etkileri gibi gündelik sorunlara odaklanması, dosyanın kampanyalardaki görünürlüğünü azaltıyor.
Cumhuriyetçi stratejist Brittany Martinez, seçmenlerin birden fazla konuyla aynı anda ilgilenebileceğini ancak doğrudan yaşamlarını etkileyen sorunların öncelik kazandığını belirtti. Martinez’e göre Epstein dosyasına ilişkin sorular ortadan kalkmadı, yalnızca kamuoyunun dikkatini çekmeye çalışan diğer gelişmelerle rekabet ediyor.
Siyasi uzmanlar, dosyanın gündemden tamamen çıkmasından ziyade belirli dönemlerde geri plana düşmesini bekliyor. ABD Kongresi’nin yeniden çalışmaya başlamasıyla birlikte tartışmanın tekrar yoğunlaşabileceği değerlendiriliyor.
"Adalet haber döngüsüne bağlı olmamalı"
Epstein mağdurlarını temsil eden avukatlar, kamuoyunun ilgisinin azalmasının hesap verebilirlik sürecini gölgede bırakmasından endişe ediyor.
Birden fazla Epstein mağdurunu temsil eden avukat Spencer Kuvin, asıl kaygısının halkın Epstein’ı unutması değil, siyasi aktörlerin ve kurumların dünya gündemindeki krizleri gerekçe göstererek hesap verme sorumluluğundan uzaklaşması olduğunu söyledi.
Kuvin, hükümetin soruşturma dosyalarını yayımlamayı sürdürmesi ve Kongre’nin Epstein’ın faaliyetlerinin yıllarca nasıl devam edebildiğini araştırması gerektiğini vurguladı. Avukat Jennifer Freeman da kamuoyunun ilgisinin azalmış olmasına rağmen mağdurlar için adalet arayışının devam edeceğini belirtti.
Freeman, Epstein’ın soruşturulması ve kovuşturulmasında ABD hükümetinin yıllar boyunca ihmalkâr davrandığı iddiasıyla açtığı davayı sürdürdüğünü aktardı. Bu iddialar henüz yargı kararıyla kesinleşmiş değil.
Demokratlar Kongre’de yeni soruşturmalar başlatabilir
The Guardian’a konuşan siyasi uzmanlara göre Epstein dosyasının yeniden gündemin üst sıralarına çıkmasında Kongre’nin çalışma takvimi belirleyici olabilir.
ABD Kongresi’nin ara verdiği dönemde, mevcut belge açıklama sürecindeki eksiklikleri gidermeyi amaçlayan yeni yasa tasarısı üzerindeki tartışmalar da yavaşladı. Epstein Files Transparency Act II adı verilen girişim, mağdur savunucularının mevcut düzenlemede eksik olduğunu savunduğu uygulama ve yaptırım mekanizmalarını güçlendirmeyi amaçlıyor.
New York Üniversitesi Buffalo kampüsünde siyaset bilimi alanında çalışan Shawn Donahue, Kongre yeniden toplandığında dosyanın tekrar gündeme gelmesini beklediğini söyledi. Demokratların Temsilciler Meclisi’nde veya Senato’da kontrolü kazanması halinde soruşturmaların öncelikli konulardan biri olabileceğini belirtti.
New Mexico Demokrat Temsilcisi Teresa Leger Fernández, Temsilciler Meclisi üyesi Ayanna Pressley ve Senatör Ben Ray Luján da belgelerin açıklanması ve mağdurların haklarının korunması için mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.
Epstein dosyası seçim kampanyalarında kullanılmaya devam ediyor
Dosyanın genel haber gündemindeki görünürlüğü azalsa da siyasi kampanyalarda kullanılmayı sürdürmesi dikkat çekiyor. ABD basınında yer alan analizlere göre Demokrat adaylar, rakiplerini Epstein belgelerinin açıklanmasına karşı çıkmakla veya Epstein’la bağlantılı kişilerden bağış almakla eleştiren reklamlar yayımlıyor.
The Washington Post’un haberine göre ise Demokratlar, rekabetin yoğun olduğu seçim bölgelerinde Epstein bağlantılı reklamlar için Cumhuriyetçilere kıyasla daha fazla harcama yaptı. Haberde, Demokratların bu reklamlar için 53 milyon dolar, Cumhuriyetçilerin ise 3 milyon dolar harcadığı belirtildi.
Ancak belgelerde bir kişinin adının geçmesi veya Epstein’la sosyal ya da iş bağlantısının bulunması, o kişinin suç işlediğini tek başına göstermiyor. Kampanya reklamlarının bir bölümünde adayların bağlantılarının abartıldığı veya yanıltıcı biçimde sunulduğu yönünde eleştiriler de bulunuyor.
Bu nedenle dosyanın seçimlerde kullanılması, açıklanan belgelerin içeriği ile siyasi kampanyaların iddialarını birbirinden ayırmayı gerektiriyor.
"Trump bu konuda aklandı"
Trump yönetimi, Epstein dosyasının ele alınışına yönelik eleştirileri reddediyor. Beyaz Saray Sözcüsü Lauren Bis, Trump’ın Epstein’la bağlantılı konularda aklandığını savunarak yönetimin binlerce sayfalık belge yayımladığını, Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi’nin celp talepleriyle iş birliği yaptığını ve Epstein Files Transparency Act’i imzaladığını belirtti.
Beyaz Saray ayrıca Demokratların da Epstein hükümlü bir cinsel suçluyken kendisiyle temas kuran veya ondan destek isteyen kişilerle ilişkilerini açıklaması gerektiğini savundu.
Bu açıklamalar, Trump yönetiminin kendi yaklaşımını savunan değerlendirmeleri. Dosyada bir kişinin adının geçmesi veya Epstein’la temas kurmuş olması, tek başına o kişinin suçlara katıldığı anlamına gelmiyor.
Adalet Bakanlığı belgelerin tamamını açıkladığını savunuyor
ABD Adalet Bakanlığı, Epstein dosyalarının açıklanmasına ilişkin yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini bildiriyor. Bakanlık, mağdurların kimliklerinin korunması ve yürürlükteki mahkeme kararlarının gözetilmesi gerektiğini belirterek belgelerin sınırsız biçimde yayımlanamayacağını savunuyor.
Buna karşılık mağdur temsilcileri ve bazı siyasetçiler, açıklanan kayıtların eksik olduğunu ve Epstein’ın güçlü kişilerle ilişkilerinin yanı sıra soruşturma sürecindeki kurumsal ihmallerin de kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiğini söylüyor.
New Mexico Başsavcısı Raúl Torrez’in ofisi de Adalet Bakanlığı’nın eyalette yürütülen soruşturmaya yeterli desteği vermediği yönünde eleştirilerde bulundu. Bakanlık ise bu iddiaya karşı çıkarak mağdurların mahremiyetini koruyan yasal sınırlar çerçevesinde iş birliğine hazır olduğunu açıkladı.
Ara seçimlerden sonra dosya yeniden gündeme gelebilir
The Guardian’ın görüştüğü uzmanlara göre Epstein dosyasının geleceği, yalnızca seçmenlerin ilgisine değil, Kongre’de oluşacak siyasi dengelere ve yeni belgelerin açıklanıp açıklanmayacağına da bağlı.
Demokratların Kongre’nin bir veya iki kanadında kontrolü ele geçirmesi halinde Trump yönetiminin belge açıklama süreci ve kurumların geçmişteki tutumu hakkında yeni incelemeler gündeme gelebilir. Bununla birlikte, seçimlerin sonucu ve olası soruşturmaların kapsamı henüz belli değil.
Dosyanın gündemden düşmemesi için mağdur temsilcileri, soruşturma kayıtlarının açıklanması ve kurumsal sorumlulukların belirlenmesi çağrılarını sürdürüyor. Tartışmanın önümüzdeki dönemde ne kadar öne çıkacağı ise ekonomik gündem, Kongre’nin çalışmaları ve yeni gelişmelerin ortaya çıkmasına bağlı olacak.