- 31 Mart 2026'da sona eren 12 aylık dönemde terör bağlantılı faaliyetler nedeniyle 3 bin 61 gözaltı gerçekleştirildi. Bu, bir önceki yıla göre yüzde 1.186'lık artış anlamına geliyor.
- Gözaltıların 2 bin 819'u, grubun 5 Temmuz 2025'te yasaklanmasının ardından Palestine Action'a destek şüphesiyle gerçekleştirildi.
- Son bir yıldaki 3 bin 21 gözaltı, 11 Eylül 2001'den bu yana gerçekleştirilen toplam 6 bin 539 gözaltının yaklaşık yüzde 46'sını oluşturuyor.
- İnsan hakları kuruluşları ve hukukçular, terör yasalarının barışçıl protestoları kriminalize etmek amacıyla kullanılabileceği uyarısında bulunuyor.
İngiltere'de terör bağlantılı gözaltılarda son bir yılda olağanüstü bir artış yaşandı.
İngiltere İçişleri Bakanlığı'nın yayımladığı resmi verilere göre, 31 Mart 2026'da sona eren 12 aylık dönemde 3 bin 61 kişi terör bağlantılı faaliyetler nedeniyle gözaltına alındı.
Bu sayı, bir önceki dönemdeki 238 gözaltına kıyasla yüzde 1.186'lık artış anlamına geliyor.
Guardian'ın hesaplamasına göre ise 11 Eylül 2001 saldırılarından bu yana Büyük Britanya'da gerçekleştirilen toplam 6 bin 539 terör bağlantılı gözaltının 3 bin 21'i son bir yıl içinde gerçekleşti.
Böylece 11 Eylül sonrası dönemdeki tüm gözaltıların yaklaşık yüzde 46'sı yalnızca son 12 ayda yapıldı.
Artışın merkezinde Palestine Action var
Ancak rakamların önemli bir bölümünün klasik anlamda terör saldırıları veya saldırı hazırlıklarıyla bağlantılı olmadığına dikkat çekiliyor.
İçişleri Bakanlığı verilerine göre son bir yıldaki 3 bin 61 gözaltının 2 bin 819'u Palestine Action'a destek şüphesiyle gerçekleştirildi.
İngiltere hükümeti, protesto grubunu 5 Temmuz 2025'te Terörizm Yasası kapsamında yasakladı.
Bunun ardından grubun destekçilerine yönelik çok sayıda operasyon ve protestolarda gözaltılar gerçekleştirildi.
Protestocular da terör yasası kapsamında gözaltına alındı
Guardian'ın haberine göre, gözaltıların önemli bölümü Filistin yanlısı protestolarda gerçekleşti.
Özellikle Defend Our Juries tarafından düzenlenen gösterilerde Palestine Action'a destek veren veya gruba dayanışma mesajı gönderen protestocular gözaltına alındı.
Bu durum, İngiltere'de terörle mücadele yasalarının kapsamı konusunda ciddi bir tartışma başlattı.
Eleştirmenler, bir grubun terör örgütü olarak yasaklanmasının ardından yalnızca o gruba yönelik doğrudan şiddet eylemlerinin değil, destek açıklamalarının da ağır cezai sonuçlara bağlanmasının ifade ve protesto özgürlüğü açısından sorun oluşturduğunu savunuyor.
Palestine Action yasağı mahkemeye taşındı
Palestine Action'ın terör örgütü olarak yasaklanmasına karşı hukuki mücadele de devam ediyor.
İnsan hakları kuruluşları, yasağın terör yasalarının amacını aşacak şekilde kullanıldığını ileri sürüyor.
Yasağın hukuka uygunluğuna ilişkin davanın Kasım 2026'da İngiltere Yüksek Mahkemesi'nde görülmesi bekleniyor.
Bu nedenle son bir yıldaki gözaltı rakamlarının gelecekte nasıl değerlendirileceği, mahkemenin vereceği karar açısından da önem taşıyor.
Palestine Action hariç tutulduğunda tablo değişiyor
Resmi veriler, Palestine Action bağlantılı gözaltıların ayrı değerlendirilmesine de imkan veriyor.
İçişleri Bakanlığı'na göre son bir yılda Palestine Action'la bağlantılı olmayan 242 terör bağlantılı gözaltı gerçekleştirildi.
Bu rakam, bir önceki yıldaki 238 gözaltıya kıyasla yalnızca yüzde 2'lik bir artış gösteriyor.
Dolayısıyla toplam rakamdaki olağanüstü yükselişin temel nedeni, doğrudan terör soruşturmalarındaki genel artıştan ziyade Palestine Action'ın yasaklanmasının ardından yapılan toplu gözaltılar oldu.
Gözaltı ile suçlama aynı şey değil
Veriler değerlendirilirken önemli bir ayrım da ortaya çıkıyor.
Son bir yılda terör bağlantılı faaliyetler nedeniyle gözaltına alınan 3 bin 61 kişinin yalnızca 551'i, yani yüzde 18'i gözaltının ardından suçlandı.
Bu suçlamaların 536'sı terör bağlantılı suçlardan oluştu. Ancak İçişleri Bakanlığı, bazı davaların henüz sonuçlanmadığını ve suçlama oranının ilerleyen dönemde değişebileceğini belirtiyor.
Bu nedenle gözaltı rakamları, aynı sayıda kişinin terör suçundan mahkum edildiği anlamına gelmiyor.
Terör mahkumlarının sayısı da rekor seviyede
İngiltere'de terör suçlarıyla bağlantılı cezaevindeki kişi sayısı da yükseldi.
31 Mart 2026 itibarıyla Büyük Britanya'da terör veya terör bağlantılı suçlardan dolayı cezaevinde bulunan 273 kişi vardı.
Bu, karşılaştırılabilir kayıtların tutulmaya başlamasından bu yana görülen en yüksek sayı olarak kayıtlara geçti.
Cezaevindeki kişilerin yüzde 58'i İslamcı aşırılıkçı, yüzde 29'u ise aşırı sağcı ideoloji kategorisinde sınıflandırıldı. Yüzde 12'si ise diğer ideolojiler kapsamında değerlendirildi.
Gözaltına alınanların çoğu İngiliz
Veriler, gözaltına alınan kişilerin milliyetleri konusunda da dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.
Son bir yılda milliyeti bilinen kişiler arasında yüzde 94'ü kendisini İngiliz veya çifte İngiliz vatandaşı olarak tanımladı.
11 Eylül 2001'den bu yana toplam gözaltılarda ise bu oran yaklaşık yüzde 72 seviyesinde.
Palestine Action bağlantılı gözaltılar çıkarıldığında son bir yıldaki İngiliz veya çifte İngiliz vatandaşı oranı yüzde 72'ye geriliyor.
İnsan hakları kuruluşlarından sert tepki
İnsan hakları kuruluşları, rakamlardaki artışın terör tehdidinin aynı oranda büyüdüğü şeklinde yorumlanmaması gerektiğini savunuyor.
İngiltere merkezli Liberty, İçişleri Bakanlığı verilerinin açıklanmasının ardından gözaltılardaki artışın özellikle protesto hakkı açısından ciddi soru işaretleri yarattığını belirtti.
Eleştirmenlere göre, terörle mücadele mevzuatının barışçıl gösterilere katılan kişilere uygulanması, terörle mücadele ile siyasi muhalefetin bastırılması arasındaki sınırın tartışmalı hale gelmesine neden oluyor.
Hükümet ise Palestine Action'ı terör örgütü olarak yasaklama kararının güvenlik gerekçelerine dayandığını savunuyor.
Rakamlardaki büyük sıçramanın nedeni tartışılıyor
Ortaya çıkan tablo iki farklı şekilde okunuyor.
Hükümet açısından bakıldığında, terör bağlantılı gözaltıların yüksek seviyeye çıkması güvenlik kurumlarının tehditlere karşı daha aktif hareket ettiğini gösterebilir.
Ancak resmi verilerin ayrıntıları, 3 bin 61 gözaltının 2 bin 819'unun Palestine Action bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Palestine Action dışındaki gözaltıların sayısı ise önceki yıla göre yalnızca sınırlı ölçüde arttı.
Bu nedenle son bir yıldaki rekor artışın, İngiltere'deki terör tehdidinin genel olarak 12 katından fazla arttığı anlamına gelmediği özellikle vurgulanıyor.
İngiltere’de yeni bir hukuk ve güvenlik tartışması
Son veriler, İngiltere'de terörle mücadele yasalarının kapsamına ilişkin tartışmayı daha da büyütmüş durumda.
Bir tarafta hükümet ve güvenlik kurumları, terör örgütlerine destek verilmesinin engellenmesini ulusal güvenlik açısından gerekli görüyor.
Diğer tarafta insan hakları kuruluşları, özellikle Palestine Action örneğinde, şiddet içermeyen protesto ve siyasi ifadelerin terör mevzuatı kapsamında değerlendirilmesinin demokratik haklar açısından tehlikeli bir emsal oluşturabileceğini savunuyor.
Bu nedenle gözler, hem Palestine Action yasağına ilişkin Yüksek Mahkeme sürecine hem de İngiltere'nin terör yasalarının protesto eylemlerinde kullanımına ilişkin gelecekteki düzenlemelere çevrilmiş durumda.