- New York Katolik Başpiskoposluğu, din görevlilerinin cinsel istismarına uğradıklarını belirten yaklaşık 1300 kişiyle 800 milyon doların üzerinde tazminat ödenmesi konusunda uzlaştı.
- Her mağdura en az 250 bin dolar ödenmesi planlanıyor. Nihai tutar, istismarın niteliği ve mağdurların başvurularının değerlendirilmesine göre değişebilecek.
- Yedi yılı aşkın süredir devam eden davaları sonuçlandırması beklenen anlaşmanın 6 Kasım haftasında imzalanması öngörülüyor. Anlaşma, resmî imzalar atılana kadar kesinleşmiş sayılmayacak.
- New York eyaletinde 2019’da yürürlüğe giren Çocuk Mağdurları Yasası, geçmişte süre aşımı nedeniyle dava açamayan cinsel istismar mağdurlarının başvurularının önünü açtı.
ABD’de Katolik Kilisesi’ne yönelik cinsel istismar davalarında önemli bir uzlaşmaya varıldı. New York Katolik Başpiskoposluğu, din görevlilerinin cinsel istismarına maruz kaldıklarını belirten yaklaşık 1300 kişinin açtığı davalar kapsamında 800 milyon doların üzerinde tazminat ödemeyi kabul etti.
24 Ekim’de duyurulan anlaşma, mağdurların avukatlarıyla yıllardır devam eden müzakerelerin ardından geldi. Uzlaşmanın, başpiskoposluk bünyesindeki din görevlileriyle bağlantılı istismar iddialarına ilişkin yedi yılı aşkın süredir devam eden hukuki süreci sona erdirmesi bekleniyor.
New York Başpiskoposu Ronald Hicks, din görevlilerine gönderdiği mesajda anlaşmanın mağdurların iyileşme sürecine katkıda bulunmasını umduğunu belirtti. Hicks, uzlaşmanın resmen imzalanmasının ardından kurumun dini ve toplumsal faaliyetlerine yeniden odaklanabileceğini ifade etti.
Her mağdura en az 250 bin dolar ödenecek
New York Times’ın aktardığı anlaşma koşullarına göre, yaklaşık 1300 mağdurun her birine en az 250 bin dolar ödenmesi planlanıyor. Ancak bütün mağdurların alacağı tutarın aynı olması beklenmiyor.
Tazminat miktarları, başvurularda anlatılan istismarın niteliğine ve mağdurların durumlarına göre değişebilecek. Mağdurlar, standart ödeme seçeneğini kabul edebilecek veya yaşadıklarına ilişkin daha ayrıntılı beyan sunarak bireysel değerlendirme sürecine katılabilecek.
Anlaşmanın kasım ayının ilk haftasında, 6 Kasım haftasında imzalanması bekleniyor. Tarafların resmî imzaları atılmadan uzlaşma hukuken tamamlanmış olmayacak.
New York yasası geçmişteki davaların önünü açtı
ABD’de Katolik Kilisesi’ne yönelik cinsel istismar davalarının artmasında, geçmişteki vakalar için hukuki başvuru imkânı sağlayan düzenlemeler etkili oldu.
New York eyaletinde 2019’da kabul edilen Çocuk Mağdurları Yasası, çocukken cinsel istismara uğrayan kişilerin, aradan uzun yıllar geçmiş olsa bile kendilerine istismarda bulunduğu iddia edilen kişiler ve bu kişileri koruduğu öne sürülen kurumlar aleyhine dava açabilmesine olanak tanıdı. Düzenleme, daha önce zaman aşımı nedeniyle mahkemeye başvuramayan çok sayıda kişinin taleplerini gündeme taşıdı.
Bunun sonucunda kilise kurumları, geçmişte yaşanan istismar vakaları ve bu vakaların ele alınış biçimi nedeniyle kapsamlı hukuki süreçlerle karşı karşıya kaldı. New York’taki uzlaşma da bu uzun sürecin en büyük mali sonuçlarından biri olarak öne çıkıyor.
ABD’deki diğer kilise kurumları da yüksek tazminatlar ödedi
New York Başpiskoposluğu’nun kabul ettiği anlaşma, ABD’de Katolik Kilisesi kurumlarının cinsel istismar davaları nedeniyle üstlendiği yüksek tazminat yükümlülüklerinin son örneği oldu.
Los Angeles Başpiskoposluğu, 2024’te 1300’den fazla istismar davasını sonuçlandırmak amacıyla 880 milyon dolar ödemeyi kabul etmişti. San Francisco Başpiskoposluğu da haziran ayında yaklaşık 530 kişinin açtığı davalar için 395 milyon dolarlık uzlaşmaya vardı.
New Orleans Başpiskoposluğu ise 2025’in sonunda sonuçlanan ayrı bir süreç kapsamında mağdurlara en az 230 milyon dolar ödemeyi kabul etti. Bu anlaşmalar, ABD’de kilise kurumlarının geçmişteki istismar iddiaları nedeniyle karşı karşıya kaldığı mali ve hukuki sorumluluğun boyutunu ortaya koyuyor.
Uzlaşma mağdurlar için ne anlama geliyor?
Mağdurların avukatları, anlaşmayı yıllarca süren hukuki mücadelenin ardından hesap verebilirlik açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi. Uzlaşma, davaların tek tek yıllarca sürmesi yerine çok sayıda başvurunun ortak bir çerçevede sonuçlandırılmasını sağlayacak.
Bununla birlikte tazminat anlaşması, cinsel istismar iddialarının tamamına ilişkin ceza hukuku süreçlerinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Anlaşma, başpiskoposluk aleyhindeki sivil davaların çözümüne odaklanıyor.
New York’taki uzlaşmanın resmen imzalanmasıyla birlikte mağdurların ödeme sürecinin ve bireysel tazminat değerlendirmelerinin nasıl yürütüleceği netleşecek. Kilisenin geçmişteki istismar vakalarına ilişkin hukuki ve toplumsal hesap verebilirlik tartışmaları ise ABD genelinde devam ediyor.