- Trump yönetiminin, eski Macaristan Başbakanı Viktor Orbán’ı BM Genel Sekreterliği için aday olmaya teşvik ettiği öne sürüldü.
- ABD’nin, Rusya ve Çin’le yaptığı temaslarda Orbán’ın adını gündeme getirdiği ve üç ülkenin ortak adayını oluşturmayı hedeflediği bildirildi.
- ABD’li bir yetkili, Orbán’ın Güvenlik Konseyi’nde sekiz oyu rahatlıkla alabileceğini, toplam 10 oya ulaşabileceğini savundu.
- António Guterres’in görev süresi 31 Aralık 2026’da sona eriyor. Orbán’ın adaylığı ise henüz kesinleşmedi; Rusya ve Çin’den resmî destek açıklaması gelmedi.
The Wall Street Journal’ın haberine göre ABD yönetimi, Viktor Orbán’ı BM Genel Sekreterliği için uygun bir isim olarak görüyor ve adaylığa girmesi için kendisiyle temasa geçti. Washington’ın bu tercihi, Orbán’ın siyasi çizgisinin Trump’ın “Önce Amerika” yaklaşımı ve MAGA hareketiyle örtüşmesine dayanıyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili, Orbán’ı “MAGA muhafazakârlarının hayallerindeki aday” olarak tanımladı. Orbán’ın göç karşıtı politikaları, liberal sivil toplum kuruluşlarına yönelik eleştirileri ve Avrupa Birliği kurumlarıyla yaşadığı anlaşmazlıklar, Trump yönetiminin tercihinde etkili unsurlar olarak gösteriliyor.
Orbán, 2010’dan 2026’ya kadar Macaristan başbakanlığı yaptı. Görev süresinde Avrupa Birliği ile hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, medya özgürlüğü ve göç politikaları üzerinden sık sık karşı karşıya geldi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ilişkilerini sürdürmesi de Avrupa’daki müttefikleriyle arasında görüş ayrılıklarına yol açtı. Orbán, Nisan 2026’daki seçimlerde Péter Magyar liderliğindeki Tisza Partisi’nin zaferiyle iktidarı kaybetti.
ABD yönetiminin Orbán’ı destekleyen kanadı, onun uluslararası bürokrasi içinde yetişmiş diplomat adaylardan farklı olarak güçlü siyasi liderlik deneyimine sahip olduğunu savunuyor.
Buna karşılık eleştirmenler, Orbán’ın siyasi yaklaşımının BM’nin çok taraflı diplomasi ve uluslararası iş birliği misyonuyla ne ölçüde bağdaşacağına dikkat çekiyor.
ABD, Rusya ve Çin aynı aday üzerinde anlaşabilir mi?
Habere göre Orbán’ın adı, ABD’li yetkililerin Rus ve Çinli muhataplarıyla yaptığı görüşmelerde gündeme geldi. Washington’ın, iki ülkenin de Orbán benzeri bir adaya olumlu yaklaşabileceği değerlendirmesinin ardından eski Macar liderle temasa geçtiği öne sürüldü. Böylece ABD, Rusya ve Çin’in aynı isim etrafında buluşabileceği bir adaylık formülü gündeme geldi.
ABD’li bir yetkili, 15 üyeli BM Güvenlik Konseyi’nde Orbán’ın sekiz ülkenin desteğini rahatlıkla alabileceğini, toplam 10 oya ulaşmasının da mümkün olduğunu ileri sürdü.
Ancak bu değerlendirme, ülkelerin resmî destek açıkladığı anlamına gelmiyor. Beyaz Saray, Moskova ve Pekin’den iddiayı doğrulayan resmî bir açıklama yapılmadı. İngiltere ve Fransa’nın olası adaylığa nasıl yaklaşacağı da belirsizliğini koruyor.
Bu girişim, BM Genel Sekreterliği yarışının büyük güçler arasındaki pazarlıklarla şekillenebileceği değerlendirmelerini de gündeme taşıdı. ABD, Rusya ve Çin’in aynı adayı desteklemesi, özellikle Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri arasındaki uzlaşmazlıkların aşılması açısından önemli olurdu. Ancak üç ülkenin ortak tutum alacağı henüz kesin değil.
Orbán’ın adaylığının önündeki engeller neler?
BM Genel Sekreteri doğrudan halk oylamasıyla seçilmiyor. Adayın önce 15 üyeli Güvenlik Konseyi’nin tavsiyesini alması, ardından BM Genel Kurulu tarafından atanması gerekiyor. Güvenlik Konseyi’nde tavsiye kararı için en az dokuz üyenin desteği ve beş daimi üyeden hiçbirinin veto kullanmaması şartı bulunuyor. ABD, Rusya ve Çin’in yanı sıra İngiltere ile Fransa da daimi üyeler arasında yer alıyor.
Dolayısıyla Washington, Moskova ve Pekin’in desteği Orbán’ın önünü açsa bile tek başına yeterli olmayacak. İngiltere veya Fransa’nın veto kullanması, adaylığın Güvenlik Konseyi aşamasında sonuçsuz kalmasına yol açabilir. Ayrıca dokuz üyeden fazla destek almak, daimi üyelerin veto yetkisini ortadan kaldırmıyor.
Orbán’ın da adaylık konusunda temkinli davrandığı bildiriliyor. Haberlere göre eski Macaristan başbakanı, kazanma ihtimalinin yeterince yüksek olduğuna inanmadan yarışa girmek istemiyor.
Konuya ilişkin yorum yapmayan Orbán’ın adaylığıyla ilgili nihai kararın henüz alınmadığı belirtiliyor.
Trump ve Vance’in desteği sürebilir
Trump, Orbán’ı Macaristan’daki Nisan 2026 seçimleri öncesinde desteklemiş, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de seçim kampanyasına katılmıştı. The Wall Street Journal’ın haberine göre Orbán’ın BM Genel Sekreterliği yarışına girmesi halinde Trump ve Vance’in desteğini sürdürmesi bekleniyor.
Adaylık duyurusunun ABD’deki ara seçimlerin sonrasına bırakılabileceği de öne sürülüyor. Ancak bu takvime ilişkin resmî bir açıklama bulunmuyor.
Guterres’in görev süresi yıl sonunda doluyor
BM Genel Sekreteri António Guterres’in ikinci görev dönemi 31 Aralık 2026’da sona erecek. Yeni genel sekreterin 1 Ocak 2027’de göreve başlaması bekleniyor.
Genel Sekreterlik yarışı Orbán’ın olası adaylığıyla sınırlı değil. Kosta Rika’nın eski Devlet Başkan Yardımcısı ve BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı Genel Sekreteri Rebeca Grynspan, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Grossi ve Guyana’nın BM Daimi Temsilcisi Carolyn Rodrigues-Birkett yarışta adı geçen isimler arasında bulunuyor. Birleşik Arap Emirlikleri’nden diplomat Lana Nusseibeh de adaylığını açıkladı.
Grynspan, Güvenlik Konseyi’nin 16 Ekim’deki gayriresmî ön yoklamasında dokuz destek oyu almasına rağmen daimi üyelerin tamamının desteğini kazanamadı. Adayların karşılaştığı bu belirsizlik, yeni isimlerin yarışa katılması ihtimalini açık tutuyor.
Orbán’ın aday olup olmayacağı, Rusya ve Çin’in iddia edilen desteğini resmîleştirip resmîleştirmeyeceği ve İngiltere ile Fransa’nın tutumu, önümüzdeki dönemde BM Genel Sekreterliği yarışının seyrini belirleyecek temel başlıklar olacak.