Bugün 1935 yılına, o yılın “seçimlerine” gidelim… Türkiye’nin nereden nereye geldiğini biraz üzülerek biraz eğlenerek 1935 seçimlerine bakarak öğrenebiliriz. Ortada gerçek bir seçim olmadığı açık, o yüzden de bu eksikliği tuhaf ve gürültülü merasimlerle örtme gayretkeşliği görülüyor. İşin garibi bu tarih, okullarda öğretilmiyor, bir kesim CHP’li ve Yeni Parti’i ise tek parti dönemini “altın dönem” olarak görüyor. Çok partili hayata geçişi bir yozlaşma olarak görüyor. İşte bu çok partili ve serbest seçimler öncesinde idealize edilen tek partili dönemden; yani, rakip olmayan seçim manzaraları…
İstanbul'da 1935 Sandık Alayı
İstanbul'daki 1935 seçimleri “çok renkli” geçmiştir. 8 Şubat 1935 tarihinde Cuma günü gerçekleşen seçim öncesi şehirde hazırlıklar yapılmış, şehir süslenmiş ve seçimin öncesi akşamında aydınlatmalar yapılmıştır. 1908 seçimlerinden itibaren İstanbul mebuslarının seçiminde kullanılan “tarihî oy sandığı” süslenmiş ve seçimler için hazırlanmıştır. Yedibuçukta belediyeden alınarak hazırlanan kamyona yüklenen sandık, önde motosikletli polisler ve Belediye Başkan Yardımcısı Hamid Bey'in arabası olduğu halde Taksim'e doğru yola çıkmıştır. Taksim'de tören için toplanan halk, muhtelif havalar çalan şehir bandosuyla beraber, İstanbul Valisi Muhiddin Üstündağ, CHF il kurulu başkanı Dr. Cemal Tunca, il yönetim kurulu üyeleri, şehir meclisi üyeleri, üniversite rektörü ve üniversite öğrencileri sandık alayının Taksim meydanına gelmesini beklemişlerdir. Sandık geldikten sonra hazırlanan kürsüye önce CHF listesinden ilk kadın saylav adaylarından Nakiye Elgün çıkarak radyodan da yayınlanan millî hakimiyet, seçim ve kadınların seçme ve seçilme haklarına ilişkin bir konuşma yapmıştır. Kürsüye çıkan şehir meclisi üyesi Refik Ahmed "Millî hakimiyetin yolunun Cumhuriyet abidesinden" geçtiğine ve o yüzden de seçim sandığını önce abideye getirdikleri şeklindeki tören konuşmasından sonra, İstanbul Valisi Muhiddin Üstündağ'ın Taksim Cumhuriyet Abidesine "muazzam" çelengi bırakmasını takiben İstiklâl Marşı söylenir.
Burada daha önceden kiralanan altıyüz otomobille beraber, önde motosikletli polislerin olduğu halde fırka bayraklarını taşıyan kızlı erkekli gençler eşliğinde “sandık alayı” yola çıkar. Sandık alayı şehir bandosu eşliğinde yürürken İstiklâl caddesinde halkın tezahüratı eşliğinde binlerce kol serpentin ve konfeti yağmuru altındadır. Bu şekilde Beyazıd meydanına gelen sandık alayını seçimin yapılacağı salonun kapısında CHF Genel Sekreteri Recep Peker ve eşi karşılar. Sandık yerine yerleştirilince Vali Muhiddin Üstündağ sandığın kapağını açmış ve "Arkadaşlar, sandığı kapıyorum. Görüyorsunuz ya boştur" diyerek sandığı hazır bulunanlara göstermiştir. "Salonu dolduran yüzlerce kişi ilk reyi kimin atacağını merakla..." beklemektedir. "Bu esnada Recep Peker sandığa yaklaşır..." ve ilk oyu kullanır. Akşam saat beşte İstanbul Valisi Muhiddin Üstündağ "Baylar sandık kapanıyor" deyince birkaç kişi birden "son reyi kullanmak için koşuş"ur. Kullanılan son reyden sonra İntihap encümeni derhal tasnifi yapar ve sonuç ilan edilir.
Niğde'de 1935 Saylav Seçim Töreni
1935 seçimleri ülke genelinde olduğu gibi Niğde'de CHF'na ve onun "Yüce Önderi Atatürk"e "inan ve bağlılıkların" gösterildiği bir "resmî bayram" havası içinde gerçekleştirilmiştir. Resmî bayram havası içinde "katılım", "coşku", "nizam ve intizam" kavramlarıyla sonuçların "ittifak"la alındığı özellikle vurgulanmaktadır. Haftalık Resmî Niğde gazetesi Niğde seçimlerini bu ölçülerde değerlendirmektedir. Gazetede 8 Şubat 1935 Cuma günü gerçekleşen seçimler "Saylavlarımız ittifakla seçildi" manşetiyle verilmektedir. 7 Şubat'ta CHF il başkanının ikinci seçmenlere yaptığı konuşmada bir "ülkü dersi" verdiğine işaret eden Resmî Niğde Gazetesi seçimleri şöyle anlatıyor:
"Cuma sabahı bütün Evler, hele Halkevi ile C.H. Fırkası, resmî ve hususî müessesat ve çarşı al bayraklarımızla öyle süslenmişdi ki sanki memleket bir bayram günü yaşıyordu. Belli saatten daha önce Millî marşlar ve alafranga parçalar çalan Halkevi bandosu bütün halkı bu ülkü yuvasına çağırıyordu. İkinci seçmenlerden başka kadın-erkek bütün halk salon, koridor ve bahçeyi dolduruyordu. Misafirlere çay, bisgüvi ve kahve verildi. Herkes seviniyor ve sabırsızlıkla rey verme saatini bekliyordu."
Seçim Niğde Valisi Ziya Tekeli ve eşinin teşrifiyle başlar, bayrağa sarılmış olan oy sandığının içi açılarak herkese gösterilir ve mühürlenir. Rakip adaylar olmadığı halde böyle bir işleme gerek duyulması ilginçtir. Hazır bulunan bandonun İstiklâl Marşını çalmasıyla, genellikle her seçim bölgesinde olduğu gibi CHP ikinci seçmenleri arasında yer alan valinin oy kullanmasıyla seçim başlar.
Bütün ikinci seçmenler oy kullandıktan sonra sandık açılır ve fırka adayları ile müstakil aday Dr. Abravaya'nın ittifakla seçildiği görülür. Bu arada ilçelerden de seçimlerin ittifakla bittiğine ilişkin "müjdeli" telgraflar gelmektedir. Böylece Niğde ili halkının CHF'na ve onun "yüce önderi Atatürk"e "inan ve bağlılıkları" gösterilmiş olmaktadır. Resmî Niğde gazetesi bu noktada seçim işlerinde çok uğraşan Niğde Valisi Ziya Tekeli ile CHF İdare Heyetine saygılarını sunmaktadır. Seçim ertesi gün de "İl Umumî Meclisi Üyeleri"nin seçilmesiyle devam etmiş ve Fırka adayları ittifakla kazanmıştır.