Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nda boşanma sonrası yoksulluk nafakasının "süresiz olarak" talep edilebilmesine imkân veren hükmü iptal etmişti. İptal kararı, 30 Eylül 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmıştı.
Adalet Bakanlığı ve AK Parti Grubu'nun hazırladığı süresiz nafaka düzenlemesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önüne geldi. Erdoğan, düzenlemenin bir kesimi memnun ederken başka bir kesimi mağdur etmeyecek şekilde yeniden formüle edilmesini istediği öğrenildi
Anayasa Mahkemesi'nin (AYM), Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakasın ilişkin "süresiz olarak" ibaresini iptal etmesinin ardından hazırlanan metinde şu düzenlemeler öngörülüyor:
"Nafaka ödemeleri eşlerin evli kaldığı sürelere göre ayarlanacak. Buna göre 10 yıla kadar evliliklerde 5 yıl, 10 yılın üstündekilerde ise evlilik süresinin yarısı kadar nafaka ödenecek.
Evlilik süresi 6 ay veya 1 yıl olsa dahi kadına en az 5 yıl nafaka ödenmesi öngörülüyor.
Daha uzun süren evliliklerde ise nafaka süresinin, evlilik tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen sürenin yarısı esas alınarak belirlenmesi planlanıyor.
Boşanmalarda eşlerin gelir durumu dikkate alınacak ve bu doğrultuda hâkime takdir yetkisi verilecek”
Erdoğan onaylamadı!
Erdoğan'ın, düzenlemenin bu şekliyle gündeme getirilmesine karşı çıktığı öğrenildi. Erdoğan'ın, düzenlemenin bir kesimi memnun ederken başka bir kesimin mağduriyetine yol açacağı gerekçesiyle hazırlanan metin üzerinde yeniden çalışılması talimatı verdiği belirtildi.
Kamuoyunda tepki çekebilir
AK Parti içinde de konu ile ilgili görüş ayrılıkları var. Düzenlemenin hazırlanan şekliyle kamuoyunda tepki çekeceği görüşü dile getiriliyor.
Tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yaşları gibi kriterleri esas alan yeni bir formül üzerinde duruluyor. Süresiz nafakanın tamamen kaldırılması kararından geri adım atılması da tartışılıyor.
Hangi formüller konuşuluyor?
Süresiz nafakanın, anlaşmalı boşanmalarda tarafların maddi durumlarının eşit olması hâlinde kaldırılması formülü konuşulurken maddi imkânların eşit olmaması hâlinde ise süresiz nafakaya hükmedilmesinin hâkimin takdirine bırakılması gibi seçenekler üzerinde duruluyor. Bu durumda evlilik süresine göre nafaka süresinin belirlenmesine ilişkin formülün de yeniden gözden geçirileceği belirtiliyor.