Azerbaycan’ın kuzeyinde, Büyük Kafkas Dağları’nın eteklerinde ilginç bir yerleşim bulunuyor. Kuba şehrinin hemen karşısındaki Qırmızı Qəsəbə, yani Kırmızı Kasaba, yüzyıllardır Yahudi nüfusuyla tanınıyor. Sinagogları, mezarlıkları ve kendine özgü mimarisiyle burası Kafkasya’nın en dikkat çekici Yahudi merkezlerinden biri.
Ancak Azerbaycan Yahudilerinin hikâyesi Kırmızı Kasaba’nın kuruluşundan çok daha eskiye uzanıyor.
DAĞ YAHUDİLERİ KİMDİR?
Azerbaycan’daki Yahudi nüfusunun tarihî açıdan en özgün bölümünü “Dağ Yahudileri” oluşturuyor. Kendilerini Juhuro olarak adlandıran bu topluluk, Aşkenaz veya Sefarad Yahudilerinden farklı bir tarihî gelişim çizgisine sahip.
Dağ Yahudilerinin kökeni konusunda farklı görüşler bulunmakla birlikte, yaygın kabul onların İran ve Mezopotamya’daki eski Yahudi topluluklarıyla bağlantılı olduğu yönünde. Atalarının Sasani hâkimiyeti döneminde, özellikle MS 5. ve 6. yüzyıllarda İran coğrafyasından Doğu Kafkasya’ya doğru yerleşmiş olabileceği düşünülüyor.
Bu nedenle Dağ Yahudilerinin tarihini doğrudan Hazarlarla başlatmak doğru değil. Hazar Kağanlığı’nın yönetici tabakasının 8. veya 9. yüzyılda Yahudiliği benimsemesi Kafkas tarihinin ayrı ve oldukça tartışmalı bir konusu. Dağ Yahudilerinin bölgede Hazarların yükselişinden önce mevcut olduklarına işaret eden tarihî ve dilbilimsel görüşler bulunuyor.
Topluluğun en belirgin özelliklerinden biri dili.
Dağ Yahudileri geleneksel olarak Juhuri veya Judeo-Tat adı verilen İranî bir dil konuşuyor. İbranice ve Aramice unsurlar taşıyan bu dilin Farsçayla akraba olması da topluluğun İran coğrafyasıyla tarihî bağının önemli göstergelerinden biri kabul ediliyor.
KAFKASYA’DA BİR YAHUDİ KASABASI
Azerbaycan Yahudilerinin tarihinde dönüm noktalarından biri 18. yüzyılda yaşandı.
Kuba Hanlığı döneminde Dağ Yahudilerinin Kuba çevresindeki yerleşimleri giderek yoğunlaştı. Hanlığın himayesinde, Kudyalçay Nehri’nin karşı kıyısında Yahudi nüfusun toplandığı bir yerleşim meydana geldi.
Burası zamanla Krasnaya Sloboda, günümüzdeki adıyla Qırmızı Qəsəbə olarak tanınacaktı.
Kırmızı Kasaba sıradan bir mahalle olmaktan çıktı. Sinagogları, dinî kurumları, ticaret hayatı ve cemaat yapısıyla Kafkasya’daki Dağ Yahudilerinin en önemli merkezlerinden biri haline geldi.
Kasabanın nüfusu özellikle 19. yüzyılda arttı. Kırmızı Kasaba bir dönem binlerce Yahudinin yaşadığı büyük bir cemaat merkeziydi. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra İsrail, Rusya, ABD ve başka ülkelere gerçekleşen göçler nedeniyle nüfusu önemli ölçüde azaldı.
Buna rağmen kasabada Yahudi hayatı tamamen ortadan kalkmadı. Sinagoglar ve cemaat kurumları varlıklarını sürdürüyor.
BAKÜ’YE GELEN AŞKENAZLAR
Azerbaycan’daki bütün Yahudiler Dağ Yahudisi değildi.
- yüzyılda bölgenin Rus İmparatorluğu hâkimiyetine girmesiyle yeni bir Yahudi göçü başladı. Rusya ve Doğu Avrupa’dan gelen Aşkenaz Yahudileri özellikle Bakü’ye yerleşti.
Bakü petrolünün 19. yüzyılın ikinci yarısında yarattığı olağanüstü ekonomik büyüme bu göçü hızlandırdı. Mühendisler, doktorlar, tüccarlar, sanayiciler ve çeşitli meslek gruplarından Yahudiler gelişmekte olan petrol şehrine geldiler.
1897 Rus İmparatorluğu nüfus sayımında Bakü’de iki binden fazla Yahudi bulunuyordu ve bunların önemli bölümü Aşkenaz kökenliydi.
- yüzyılın başlarında Rus İmparatorluğu’nun farklı bölgelerinde meydana gelen pogromlar da bazı Yahudi ailelerinin Kafkasya’ya yönelmesine neden oldu.
Böylece Azerbaycan’da birbirinden farklı iki büyük Yahudi tarihî geleneği yan yana yaşamaya başladı: Yüzyıllardır Kafkasya’da bulunan Dağ Yahudileri ile Rusya ve Doğu Avrupa üzerinden gelen Aşkenazlar.
Bunlara daha küçük sayıdaki Gürcü Yahudileri ve başka Yahudi toplulukları da eklendi.
SOVYET DÖNEMİNDE YAHUDİ NÜFUSU
- yüzyıl Azerbaycan Yahudilerinin demografisini önemli ölçüde değiştirdi.
1926 Sovyet nüfus sayımında Azerbaycan’da yaklaşık 19 bin Avrupa kökenli Yahudi ve 7 bin 500 Dağ Yahudisi kaydedilmişti.
1959 nüfus sayımında ise Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ndeki Yahudi nüfusu 40 binin üzerine çıkmıştı. Bunların büyük bölümü Bakü ve çevresinde yaşıyordu.
1989 Sovyet nüfus sayımında Azerbaycan’da yaklaşık 30 bin 700 Yahudi bulunuyordu.
Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte tablo hızla değişti.
BÜYÜK GÖÇ
1980’lerin sonlarından itibaren Sovyet Yahudilerinin göç etmesine imkân sağlayan şartların oluşması Azerbaycan’daki cemaatleri de etkiledi.
Özellikle İsrail’e büyük bir göç başladı. Rusya, ABD ve Avrupa ülkeleri de önemli göç merkezleri arasındaydı.
Bu nedenle bugün İsrail’de yaşayan Azerbaycan ve Kafkasya kökenli Dağ Yahudilerinin sayısı, Azerbaycan’da kalanlardan çok daha fazla.
Göç, yalnızca nüfusu azaltmadı; bazı eski Yahudi yerleşimlerinin demografik yapısını da tamamen değiştirdi. Buna karşılık Bakü ve özellikle Kuba’daki Kırmızı Kasaba cemaat hayatının devam ettiği başlıca merkezler olarak kaldı.
BUGÜN AZERBAYCAN’DA KAÇ YAHUDİ VAR?
Bu sorunun tek ve tartışmasız bir cevabı yok.
Uluslararası Yahudi kuruluşlarının güncel tahminlerinde Azerbaycan’daki Yahudi nüfusu yaklaşık 7 bin–10 bin kişi civarında gösterilebiliyor. Azerbaycan’ın resmî ve yarı resmî kaynaklarında ise yaklaşık 16 bin gibi daha yüksek rakamlara rastlanıyor.
Aradaki fark büyük ölçüde kullanılan nüfus tanımından kaynaklanıyor. Dinî cemaat üyeliği, etnik kimlik, Yahudi kökeni veya nüfus sayımı verilerinin esas alınması farklı sonuçlar ortaya çıkarabiliyor.
Bu nedenle Azerbaycan Yahudilerinin bugünkü nüfusunu tek ve kesin bir rakamla ifade etmek yerine, kaynaklara göre değişen tahminlerden söz etmek daha doğru.
Ancak tarihî tablo çok daha açık.
Azerbaycan’da bugün yaşayan Yahudiler tek bir göç dalgasının veya tek bir topluluğun devamı değil. En eski tabakayı İran ve Doğu Kafkasya dünyasıyla bağlantılı Dağ Yahudileri oluşturuyor. Onlara 19. yüzyıldan itibaren Rus İmparatorluğu üzerinden gelen Aşkenaz Yahudileri, ayrıca daha küçük Gürcü ve diğer Yahudi toplulukları eklendi.
Bu uzun tarih boyunca en dikkat çekici merkez ise Kuba’nın karşı kıyısındaki Kırmızı Kasaba oldu.
Kafkas Dağları’nın eteklerinde yüzyıllardır varlığını sürdüren bu yerleşim, bugün Azerbaycan Yahudilerinin geçmişini anlamak için belki de en canlı tarihî belge niteliğinde.
Çünkü Azerbaycan Yahudilerinin hikâyesi yalnızca bir dinî cemaatin tarihi değil; İran, Kafkasya, Rusya ve Doğu Avrupa arasında yüzyıllar boyunca gerçekleşen göçlerin, imparatorlukların ve kültürlerin kesiştiği çok katmanlı bir Kafkasya hikâyesidir.