3 Kasım 2002’den Sonra “Demos” ve “Krasi”

3 Kasım 2002 seçimleriyle başlayan demokratikleşme süreci, 25, yılına girmek üzere…. Bu 25 yıl bir çok kez siyasi krizleri de beraberinde getirdi. Esasen bu tartışmaların Sünnî dindarların, Alevîlerin, gayrimüslimlerin, inkar edilen etnik kimliklerin sorunları ele alınırken yaşanan tartışmalarla beraber düşünülmesi gerekiyor.

Murat Yılmaz

Yazan: Murat Yılmaz

· 2 dk okuma

3 Kasım 2002’den Sonra “Demos” ve “Krasi”

3 Kasım 2002 seçimleriyle başlayan demokratikleşme süreci, 25, yılına girmek üzere…. Bu 25 yıl bir çok kez siyasi krizleri de beraberinde getirdi. Esasen bu tartışmaların Sünnî dindarların, Alevîlerin, gayrimüslimlerin, inkar edilen etnik kimliklerin sorunları ele alınırken yaşanan tartışmalarla beraber düşünülmesi gerekiyor. Bu bakımdan demokratikleşme sürecine kısaca bakmakta fayda var. Eski vesayet rejim yıkılıyor ve yerine yeni bir rejim kurulmaya çalışılıyor... Demokratikleşme süreciyle bir yandan bürokratik vesayet mekanizmasının Sünni, Alevi, gayrimüslim, inkar edilen farklı etnik kimlikler, sosyalist diyerek dışladığı ve en temel insan haklarından dahi mahrum ettiği toplumsal kesimler ve kimlikler “demos”, yani halk içine dahil olurken, “krasi” yani iktidar da yeniden tanımlanmaya çalışılıyor.

Türkiye’de “demos”tan çıkan “krasi”nin sınırlandırılması demek olan liberal demokrasiden farklı olarak, demokrasiye oligarşik cumhuriyet anlayışı içinde bir deli gömleği giydirmeye çalışan bürokratik vesayet rejimi hakim olageldi. Türkiye’nin bürokratik vesayetçi rejiminde “demos”tan çıkan iktidarın, bürokrasi tarafından sınırlandırılması, denetlemesi esas alınmıştır. 27 Mayıs darbesiyle başlayan ve Türkiye tarihinde kökleri olan bu rejimin inşa faaliyeti, diğer bütün darbelerin de ortak paydasını teşkil eder. Bu bağlamda yasama ve yürütmeden, dolayısıyla demokratik meşruiyetten uzak kimi bürokratik kurumların ve yargı erkinin “bağımsızlık” adı altında yasama ve yürütme karşısındaki tarafgir işleyişi bu rejimin temel karakteridir. Asimile edilmediği sürece dışlanan ve varlıkları inkar edilen bu toplumsal kesimleri ve kimlikleri, yekdiğerine karşı tahrik eden istihbarat ve güvenlik kuruluşları içine yuvalanmış illegal yapılanmalarla da, sivil ve özgürlükçü bir siyasetin boy vermesi engellenmiş, rejim kontrol altına alınmış oluyordu.

12 Eylül bürokratik vesayet rejiminin soğuk savaş dönemi sonundaki son hamlesiyle, “demos”u daraltan demokratik iktidarı bürokratik milli güvenlik iktidarı denetimine alan otoriter devletçilik kısa zamanda iflas etti. 1989’da Doğu Blokunun çökmesiyle yeni dünya düzeninde böyle bir rejimin yürümeyeceği anlaşılmasına rağmen, soğuk savaş sonrası döneminin kargaşası ve bilhassa körfez krizi, Özal reformlarına direnen reaksiyoner bürokratik vesayet rejimine 90’lı yıllar boyunca ayakta duracağı bir vasat verdi. Ancak bu vasatın kullanılışındaki hoyratlık, bürokratik vesayet rejiminin meşruiyet zeminini tamamen tahrip etti. Bürokratik vesayet rejiminin bir mail-i indiham (yıkılacak şekilde tehlike oluşturan) halinde olduğu ve etrafa da zarar verebileceği içeriden ve dışarıdan görüldü… Bu yüzden bir yıkımdan ziyade restorasyon istenir oldu. Türkiye bu konuda çok yol aldı ama hala müşterek milli kimliğin tahkimi, parti, belediye ve devlet bürokrasisinin denetimi, şeffaflık, kayıt dışı ekonomi, hürriyet ve anayasal devlet olma bahsinde büyük bir mücadele halinde… Dünyadaki jeopolitik deprem ise tehlikeyi büyüttü, dünya sisteminin yıkılmasına veya dünyanın yeniden paylaşılması ihtimalini tartışmaya açtı… Türkiye’de siyasetin yolsuzluk ve yozlaşma meselesini aşacak yeni bir ufka ihtiyacı var. Aksi halde tehlike büyük…

Murat Yılmaz’dan diğer yazılar

Podcast

gdh'i Google'da takip edin

gdh'i Google'da Tercih Edilen Kaynaklar'a ekleyin veya Google Haberler'de takip edin.

Yapay Zekâ Özeti

3 Kasım 2002’den Sonra “Demos” ve “Krasi”

Bu özet yapay zekâ tarafından oluşturulmuştur. Doğruluk için haberin tamamını okuyunuz.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Sayfayı Paylaş

gdh'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim