- Trump yönetimi, “Operation Economic Outcast” adı verilen yeni yaptırım kampanyasıyla İran’a yönelik ekonomik baskıyı artırdı.
- İran’da yıllık enflasyonun yüzde 84’ü aştığı, temel gıda fiyatlarında ise yüzlerce puanlık artışlar yaşandığı bildirildi.
- İran para birimi riyal, dolar karşısında rekor seviyede değer kaybetti.
- İran yönetimi ekonomik baskıya rağmen geri adım atmayacağını savunurken, ülkede ekonomik sıkıntılar nedeniyle toplumsal memnuniyetsizliğin arttığı belirtiliyor.
İran ekonomisi, savaşın ve yaptırımların etkisiyle son yılların en ağır krizlerinden biriyle karşı karşıya bulunuyor.
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin ağustos ayında başlattığı yeni yaptırım kampanyası, İran’ın finansal ağlarını ve dış ticaret bağlantılarını hedef alıyor. Washington, bu yolla Tahran yönetimini ekonomik açıdan daha da sıkıştırmayı amaçlıyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, yaptırımların İran’ı yeniden müzakere masasına oturmaya zorlamayı hedeflediğini belirtirken, kampanyanın ilerleyen dönemde daha da genişletileceği mesajını verdi.
Enflasyon ve hayat pahalılığı rekor seviyede
Ekonomik krizin en görünür etkisi günlük yaşamda hissediliyor.
Guardian’ın aktardığı verilere göre;
- Bitkisel yağ fiyatları yüzde 383,
- Yumurta fiyatları yüzde 294,
- Temel tüketim ürünlerinin büyük bölümü ise birkaç kat arttı.
Ülkede yıllık enflasyon oranının yüzde 84,4 seviyesine ulaştığı belirtilirken, birçok aile temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Bazı vatandaşların sağlık harcamalarını ertelediği, daha ucuz gıda ürünlerine yöneldiği ve karaborsaya başvurduğu ifade ediliyor.
Riyal değer kaybetmeye devam ediyor
İran ekonomisinin karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri de ulusal para biriminin hızlı değer kaybı.
Axios’un aktardığı verilere göre İran riyali dolar karşısında yaklaşık 2 milyon riyal seviyesine kadar gerileyerek tarihi düşük seviyeleri gördü.
Para birimindeki değer kaybı ithal ürünlerin maliyetini artırırken, bu durum enflasyon baskısını daha da güçlendiriyor.
Ekonomistler, yaptırımların sürmesi halinde döviz piyasasındaki baskının devam edebileceğini belirtiyor.
Petrol gelirleri baskı altında
İran ekonomisi geçmişe kıyasla daha çeşitlenmiş olsa da enerji ihracatı hâlâ kritik önem taşıyor.
ABD’nin uyguladığı yaptırımlar ve savaşın etkileri nedeniyle petrol gelirlerinde ciddi düşüş yaşandığı belirtiliyor. İran’ın önemli müşterilerinin de ikincil yaptırım riskleri nedeniyle daha temkinli davranmaya başladığı ifade ediliyor.
Washington yönetimi, İran’la iş yapan ülke ve şirketlere de yaptırım uygulanabileceği uyarısında bulunuyor.
Hürmüz Boğazı ve savaşın ekonomik etkileri
Ekonomik baskı yalnızca yaptırımlardan kaynaklanmıyor.
2026 boyunca İran ile ABD arasında yaşanan çatışmalar ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim, enerji piyasalarını ve İran’ın dış ticaretini olumsuz etkiledi.
Uzmanlar, savaşın ve deniz ticaretindeki aksaklıkların İran ekonomisine ek maliyetler getirdiğini belirtiyor.
İran yönetimi “direniş” mesajı veriyor
İran yönetimi ise ekonomik baskılara rağmen geri adım atmayacağı mesajını sürdürüyor.
Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi daha önce yeni yaptırım tehditlerini “çaresiz bir girişim” olarak nitelendirirken, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da halkın ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu kabul etmişti.
Yetkililer, ekonomik sıkıntıların dış baskılardan kaynaklandığını savunurken, hükümet vatandaşlardan tüketimi azaltmalarını ve ekonomik dayanışma göstermelerini istiyor.
Uzmanlar uyarıyor
Ekonomistler, yaptırımların tek başına İran’daki ekonomik sorunların nedeni olmadığını belirtiyor.
Yolsuzluk, verimsizlik, yatırım eksikliği ve uzun yıllardır devam eden yapısal sorunların da krizin derinleşmesinde rol oynadığı ifade ediliyor.
Bununla birlikte yeni ABD yaptırımları, savaşın yarattığı baskı ve enerji gelirlerindeki düşüşün birleşmesiyle İran ekonomisinin önümüzdeki dönemde daha zorlu bir süreçle karşı karşıya kalabileceği değerlendiriliyor.
Belirsizlik sürüyor
Washington, ekonomik baskının İran’ı taviz vermeye zorlayacağını savunurken, Tahran yönetimi ise direniş politikasını sürdürüyor.
Ancak yükselen enflasyon, para birimindeki değer kaybı, işsizlik ve hayat pahalılığı nedeniyle krizin yükünü en fazla İran halkı hissediyor.
Uzmanlara göre ekonomik gidişatın yönü, önümüzdeki aylarda yaptırımların kapsamı, savaşın seyri ve olası diplomatik girişimlere bağlı olacak.