Plan başarısız oldu. Fawkes idam edildi. Fakat yüzü, dört asır sonra dünyanın en tanınmış isyan sembollerinden birine dönüşecekti.
Bugün milyonlarca insanın V for Vendetta filminden tanıdığı o ince bıyıklı, sivri sakallı ve alaycı gülümsemeli maske, aslında 17. yüzyıl İngiltere'sinin kanlı din ve iktidar mücadelelerinden doğdu.
İngiltere'yi sarsan din savaşları
- yüzyıl İngiltere'si yalnızca taht mücadelelerinin değil, Katoliklerle Protestanlar arasındaki derin ayrışmanın da sahnesiydi.
VIII. Henry'nin Roma Kilisesi'nden kopuşuyla başlayan süreç, sonraki hükümdarlar döneminde sert dinî çatışmalara dönüştü. Kraliçe I. Elizabeth zamanında Katolikler ağır kısıtlamalarla karşı karşıya kaldı. Katolik ayinleri yasaklandı, din adamları takip edildi ve inançlarını sürdürmek isteyenlere ağır para cezaları uygulandı.
1603 yılında I. James tahta çıktığında İngiliz Katoliklerinin bir kısmı yeni kralın kendilerine daha hoşgörülü davranacağını umuyordu. Ancak beklenen değişim gerçekleşmedi.
Bu hayal kırıklığı, küçük bir grubun son derece radikal bir plan hazırlamasına yol açtı.
Planın asıl mimarı, Katolik bir soylu olan Robert Catesby'ydi. Catesby ve arkadaşları, kralı ve parlamentoyu ortadan kaldırarak İngiltere'deki siyasi ve dinî düzeni değiştirmeyi hedefliyordu.
Aralarında askerlik tecrübesi bulunan Guy Fawkes da vardı.
Parlamentonun altındaki 36 fıçı barut
Komplocular, Lordlar Kamarası'nın altındaki bir mahzeni kiralamayı başardı. Buraya 36 fıçı barut yerleştirdiler.
5 Kasım 1605 günü parlamento törenle açılacaktı. Kral, devletin ileri gelenleri ve parlamento üyeleri aynı binada bulunacaktı.
Komplocuların hesabına göre tek bir patlama, İngiltere'nin siyasi yönetimini ortadan kaldırmaya yetecekti.
Barutları ateşleme görevi Guy Fawkes'a verilmişti.
Ancak planın uygulanmasına günler kala, Lord Monteagle'a kimliği belirsiz bir kişi tarafından gönderilen mektup bütün hesapları bozdu.
Mektup, onu parlamento açılışına katılmaması konusunda uyarıyordu.
Uyarı devlet yetkililerine ulaştırıldı. Parlamento binasında aramalar başladı.
4 Kasım'ı 5 Kasım'a bağlayan gece Guy Fawkes, barut fıçalarının bulunduğu mahzende yakalandı.
İngiliz tarihine Barut Komplosu adıyla geçen girişim böylece başarısızlığa uğradı.
İdam edilen adam, unutulmayan yüz
Guy Fawkes tutuklandıktan sonra sorgulandı ve işkence gördü. Komplonun diğer üyeleri de yakalandı ya da güvenlik güçleriyle girdikleri çatışmalarda öldürüldü.
Fawkes, 31 Ocak 1606'da idam edildi.
İngiliz yönetimi için bu olay, Tanrı'nın kralı ve devleti büyük bir felaketten kurtarması anlamına geliyordu.
Bu nedenle 5 Kasım, İngiltere'de kutlanan bir güne dönüştü. Halk sokaklarda ateşler yakıyor, havai fişekler patlatıyor ve Guy Fawkes'ın kuklalarını yakıyordu.
Yüzyıllar boyunca Fawkes'ın adı, devlete karşı işlenmiş büyük bir ihanetle birlikte anıldı.
Ancak tarih, sembollerin anlamını bazen bütünüyle değiştirebilir.
Bir zamanlar yakılarak aşağılanan Guy Fawkes kuklası, yüzyıllar sonra iktidara meydan okuyan bir maskeye dönüşecekti.
Alan Moore'un karanlık İngiltere'si
1980'li yılların başında İngiliz çizgi roman yazarı Alan Moore ve çizer David Lloyd, geleceğin İngiltere'sinde geçen karanlık bir hikâye tasarladı.
V for Vendetta adı verilen eser, 1982 yılında Warrior dergisinde yayımlanmaya başladı.
Hikâyenin geçtiği İngiltere, faşist bir rejimin yönetimi altındaydı. Devlet, insanların yaşamlarını gözetliyor; muhalifleri, farklı kimlikleri ve düşünceleri baskı altında tutuyordu.
Bu karanlık düzene karşı çıkan gizemli bir adam vardı.
Adı yalnızca V'ydi.
V'nin yüzünü kimse görmüyordu. Çünkü Guy Fawkes'ı andıran bir maske takıyordu.
Alan Moore'un yarattığı karakter, klasik anlamda kusursuz bir kahraman değildi. Şiddete başvuruyor, intikam alıyor ve otoriteyi yıkmak için terör yöntemlerine benzeyen eylemler gerçekleştiriyordu.
Bu nedenle V for Vendetta, yalnızca iyiyle kötünün mücadelesini anlatmıyordu.
Asıl soru şuydu:
Baskıcı bir yönetime karşı mücadele eden bir insan, kullandığı yöntemler nedeniyle kendisi de bir zalime dönüşebilir miydi?
Moore'un hikâyesini güçlü kılan, bu ahlaki belirsizlikti.
Bir çizgi romandan dünya çapında bir filme
V for Vendetta, 2005 yılında tamamlanan ve 2006'da geniş gösterime giren sinema uyarlamasıyla çok daha geniş kitlelere ulaştı.
James McTeigue'nin yönettiği, senaryosunu Wachowski kardeşlerin yazdığı filmde Hugo Weaving, V karakterini; Natalie Portman ise Evey Hammond'u canlandırdı.
Film, baskıcı bir yönetim altında yaşayan İngiltere'de V'nin rejime karşı başlattığı mücadeleyi konu alıyordu.
Ancak çizgi romanla film arasında önemli bir düşünsel farklılık vardı.
Alan Moore'un eserinde anarşizm ile faşizm arasındaki çatışma belirgin biçimde öne çıkarken film, bireysel özgürlükler, devlet baskısı ve toplumsal direniş üzerinde daha fazla duruyordu.
Moore, uyarlamadan memnun kalmadı ve adının filmle ilişkilendirilmesini istemedi.
Buna rağmen film, sinema tarihinin en tanınmış siyasi distopyalarından birine dönüştü.
Özellikle Guy Fawkes maskesi, hikâyenin sınırlarını aşarak gerçek dünyanın sokaklarına çıktı.
Bir maske nasıl küresel protesto sembolüne dönüştü?
2000'li yılların sonlarından itibaren Guy Fawkes maskesi, dünyanın farklı ülkelerindeki protestolarda görünmeye başladı.
Anonymous adıyla tanınan internet aktivistleri maskeyi benimsedi. Daha sonra çeşitli toplumsal hareketlerde, meydan gösterilerinde ve hükümet karşıtı protestolarda aynı yüz kullanıldı.
Bu dönüşümün en ilginç tarafı, maskenin tarihsel anlamındaki büyük değişimdi.
1605 yılında Guy Fawkes, Katolik bir yönetim kurma amacı taşıyan bir komplonun parçasıydı. Modern anlamda demokrasi ya da evrensel özgürlük mücadelesi veren bir devrimci değildi.
Üstelik onun girişimi, çok sayıda insanın ölümünü hedefleyen bir suikast planıydı.
Fakat dört yüzyıl sonra aynı yüz, baskıya karşı direnişin sembolü olarak kullanılmaya başlandı.
Artık insanların çoğu maskeyi taktığında 1605 yılındaki dinî komplonun hedeflerini değil, V for Vendetta filmindeki otorite karşıtı karakteri hatırlıyordu.
Tarihsel bir şahsiyet, popüler kültür aracılığıyla bambaşka bir kimlik kazanmıştı.
5 Kasım neden unutulmuyor?
Bugün İngiltere'de 5 Kasım hâlâ Guy Fawkes Gecesi ya da Bonfire Night adıyla anılıyor.
Ancak bu tarihin anlamı, 1605 yılındaki başarısız komplonun çok ötesine geçmiş durumda.
Bir tarafta kralı ve parlamentoyu havaya uçurmayı amaçlayan tarihsel bir girişim, diğer tarafta baskıcı bir rejime karşı mücadele eden kurgusal bir karakter bulunuyor.
İkisinin ortak noktası ise aynı yüz.
V for Vendetta bize tarihin yalnızca yaşanan olaylardan ibaret olmadığını da hatırlatıyor. Tarih, sonraki kuşakların o olaylara yüklediği anlamlarla sürekli yeniden şekilleniyor.
Guy Fawkes, 1606 yılında İngiliz devletine ihanet ettiği gerekçesiyle idam edildi.
Dört yüzyıl sonra ise onun yüzünü taşıyan maskeler, dünyanın farklı şehirlerinde devlet otoritesini protesto eden insanların yüzlerini gizlemeye başladı.
Belki de bu hikâyenin en çarpıcı tarafı şu: Bir insanın tarihte ne yaptığı ile gelecek kuşakların onu neyin sembolü hâline getirdiği, birbirinden tamamen farklı olabilir.
Ve bütün bu hikâye, 5 Kasım 1605 gecesi, Londra'da bir mahzende başladı.