Göbeklitepe’den TEKNOFEST’e: İnsanlığın en eski sorularından geleceğin teknolojisine Şanlıurfa

Mehmet Dilbaz

Yazan: Mehmet Dilbaz

· 3 dk okuma

Göbeklitepe’den TEKNOFEST’e: İnsanlığın en eski sorularından geleceğin teknolojisine Şanlıurfa

Bugün Şanlıurfa’da farklı bir buluşma gerçekleşecek.

Bir tarafta yaklaşık 11.500 yıl önce taşlara şekil veren, tonlarca ağırlıktaki sütunları kaldıran ve bugün hâlâ nasıl bir dünya tasavvuruna sahip olduklarını anlamaya çalıştığımız insanlar…

Diğer tarafta yapay zekâ, havacılık, uzay, robotik, enerji ve savunma teknolojileri üzerinde çalışan bugünün gençleri.

TEKNOFEST’in Şanlıurfa’da yapılmasının belki de en güçlü anlamı tam burada yatıyor: İnsanlığın en eski büyük mühendislik hamlelerinden birinin gerçekleştiği coğrafyada, geleceğin teknolojileri konuşulacak.

TEKNOFEST Güneydoğu, 30 Eylül–4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda düzenlenecek. Resmî programa göre teknoloji yarışmalarından uçuş gösterilerine, bilim atölyelerinden sergilere kadar geniş bir etkinlik takvimi bulunuyor. TEKNOFEST

Şanlıurfa neden önemli?

Şanlıurfa'yı yalnızca “eski bir şehir” olarak tarif etmek yetersiz kalır.

Çünkü bu coğrafya, insanlık tarihinin en büyük dönüşümlerinden birinin yaşandığı Yukarı Mezopotamya'nın merkezinde bulunuyor.

Şehir merkezinin yaklaşık 15 kilometre kuzeydoğusundaki Göbeklitepe'de, MÖ 9600–8200 arasına tarihlenen anıtsal yapılar bulunuyor. UNESCO'ya göre bunları inşa edenler henüz Çanak Çömleksiz Neolitik dönemin avcı-toplayıcı topluluklarıydı. Devasa T biçimli dikilitaşların bazıları 5,5 metreye ulaşıyor ve üzerlerinde yabani hayvan kabartmaları ile insan biçimini çağrıştıran ayrıntılar yer alıyor. UNESCO World Heritage Centre

Bu yüzden Göbeklitepe yalnızca Türkiye'nin önemli bir arkeolojik alanı değildir.

İnsanlık tarihine ilişkin bildiklerimizi yeniden düşünmemize yol açan merkezlerden biridir.

11.500 yıl önce de teknoloji vardı

Bugün “teknoloji” dediğimizde aklımıza bilgisayarlar, insansız hava araçları, jet motorları veya yapay zekâ geliyor.

Oysa teknoloji çok daha eski bir kavramdır.

İnsan, karşısındaki problemi çözmek için bilgisini bir araca, yönteme veya sisteme dönüştürdüğü anda teknoloji üretmeye başladı.

Göbeklitepe'yi inşa eden insanların önünde de mühendislik problemleri vardı.

Kayayı nasıl keseceklerdi?

Tonlarca ağırlıktaki dikilitaşları ocaktan nasıl çıkaracaklardı?

Nasıl taşıyacaklardı?

Nasıl dikeceklerdi?

Onlarca, belki yüzlerce insanın emeğini nasıl organize edeceklerdi?

Üstelik bütün bunları metal aletlerin, motorların ve modern makinelerin bulunmadığı bir dünyada yapıyorlardı.

UNESCO da Göbeklitepe'nin anıtsal mimarisini, yenilikçi yapı tekniklerini ve dikilitaşların işlenmesini dönemin mimarlık ve mühendislik kapasitesinin olağanüstü göstergeleri arasında değerlendiriyor. UNESCO World Heritage Centre

Dolayısıyla bugün TEKNOFEST alanında görülecek her yeni teknolojiyle Göbeklitepe arasında binlerce yıllık mesafe olsa da ortak bir dürtü var:

İnsanın merakı.

Önce taşa baktık, sonra gökyüzüne

Göbeklitepe insanının gökyüzüyle ilişkisini veya dikilitaşların astronomik amaçlarını kesin biçimde bildiğimizi söylemek doğru olmaz. Bu konuda farklı hipotezler bulunuyor.

Fakat kesin olarak bildiğimiz başka bir şey var.

İnsan binlerce yıldır çevresindeki dünyayı anlamaya, dönüştürmeye ve kendi sınırlarını aşmaya çalışıyor.

Taşı yonttu.

Toprağı işledi.

Tekerleği yaptı.

Yelken açtı.

Matbaayı kurdu.

Buharı makineye dönüştürdü.

Elektriği kontrol etti.

Uçmayı başardı.

Uzaya çıktı.

Şimdi ise makinelerin öğrenmesini sağlıyor.

Bu uzun hikâyenin başlangıç sayfalarından bazıları da Şanlıurfa topraklarında yazıldı.

TEKNOFEST neden yalnızca bir festival değil?

TEKNOFEST'in asıl değeri yalnızca uçakların havalanması veya yeni teknolojik araçların sergilenmesi değildir.

Esas mesele gençlerin teknolojiye yalnızca tüketici olarak değil, üretici olarak bakmasını sağlayabilmektir.

Festivalin resmî çerçevesinde havacılıktan uzaya, yapay zekâdan savunma sanayiine, enerjiden tarım teknolojilerine kadar farklı alanlarda yarışmalar düzenleniyor. Şanlıurfa ayağında da gençlerin teknoloji üretmesine yönelik yarışmalar, atölyeler ve deneyim alanları bulunuyor. TEKNOFEST

Bir ülke açısından teknoloji üretmek artık yalnızca ekonomik kalkınma meselesi değildir.

Teknoloji; bağımsızlık, savunma, enerji, tarım, iletişim ve uluslararası rekabet gücüyle doğrudan ilişkilidir.

Kendi teknolojisini geliştiremeyen ülkeler, kritik alanlarda başkalarının geliştirdiği sistemlere bağımlı kalabilir.

Bu nedenle TEKNOFEST'in oluşturmak istediği kültür, sergilenen tek tek araçlardan daha önemlidir:

“Ben de yapabilirim.”

Göbeklitepe'nin çocukları

Belki de TEKNOFEST'in Şanlıurfa'da yapılmasının en güzel tarafı burada ortaya çıkıyor.

Göbeklitepe'nin T biçimli taşlarını diken insanların isimlerini bilmiyoruz.

Mühendislerinin kim olduğunu bilmiyoruz.

Taş ustalarının isimlerini bilmiyoruz.

Fakat eserleri 11.500 yıl sonra hâlâ ayakta.

Bugün GAP Havalimanı'na gelecek çocukların arasında da geleceğin mühendisleri, bilim insanları, yazılımcıları, pilotları ve girişimcileri bulunacak.

Belki bugün yalnızca gökyüzünde uçan bir uçağı hayranlıkla seyreden bir çocuk, yirmi yıl sonra Türkiye'nin geliştireceği yeni bir hava aracının mühendislerinden biri olacak.

Belki bir başka çocuk yapay zekâyla ilgilenecek.

Bir başkası tarım teknolojileri geliştirecek.

Bir diğeri uzaya bakacak.

Bunu bugün bilmiyoruz.

Tıpkı 11.500 yıl önce Göbeklitepe'de bir taşı yontan insanın yaptığı işin binlerce yıl sonra bütün dünyanın ilgisini çekeceğini bilemeyeceği gibi.

Tarihin sıfır noktasından geleceğe

Şanlıurfa'nın hikâyesini yalnızca geçmiş üzerinden anlatmak şehre haksızlık olur.

Çünkü büyük tarih şehirleri, müzeye dönüşmüş şehirler değildir.

Geçmişlerini korurken geleceğe yeni hikâyeler bırakabilen şehirlerdir.

Göbeklitepe bunun için çok güçlü bir sembol.

Orada insanın en eski büyük sorularından bazılarını görüyoruz:

Biz kimiz? Birlikte neler yapabiliriz? Dünyayı nasıl anlamlandırabiliriz?

TEKNOFEST'te ise aynı insanlığın binlerce yıl sonra sorduğu başka sorular var:

Daha yükseğe nasıl çıkarız? Daha uzağa nasıl gideriz? Daha iyisini nasıl üretiriz?

Bu nedenle TEKNOFEST'in Şanlıurfa'da düzenlenmesi yalnızca bir organizasyon tercihi olarak görülmemeli.

Burada güçlü bir tarihsel sembolizm var.

Bir zamanlar insanlar bu topraklarda dev taşları ayağa kaldırıyordu.

Bugün onların yaşadığı coğrafyanın çocukları uçaklar, robotlar, yazılımlar ve geleceğin teknolojilerini üretmeye hazırlanıyor.

Arada yaklaşık 11.500 yıl var.

Ama insanı ileriye götüren şey hiç değişmedi:

Merak etmek, düşünmek ve üretmek.

Bugün Şanlıurfa'da başlayacak TEKNOFEST'in belki de en güzel tarafı budur.

Göbeklitepe'den gökyüzüne uzanan insanlık hikâyesinde Şanlıurfa, bu kez geçmişiyle değil geleceğiyle de konuşacak.

Diğer yazarlar

Podcast

gdh'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den gdh içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Sayfayı Paylaş

gdh'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim