İstanbul'a çekirge akını... Tarihte bir Osmanlı Paşası askerlerini çekirgeyle hayatta tutmuştu

Mehmet Dilbaz

Yazan: Mehmet Dilbaz

· 2 dk okuma

İstanbul'a çekirge akını... Tarihte bir Osmanlı Paşası askerlerini çekirgeyle hayatta tutmuştu

Son günlerde İstanbul semalarında Balkanlar üzerinden gelen çekirge sürüleri görüldü. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler birçok kişiyi tedirgin etse de uzmanlar, bunların göç eden çekirgeler olduğunu ve insanlar açısından ciddi bir tehlike oluşturmadığını belirtiyor.

Ancak çekirgeler, tarihte yalnızca tarım alanlarına zarar veren böcekler olmadı. Bazen savaşların, kıtlıkların ve insan iradesinin en çarpıcı hikâyelerinde de başrol oynadılar.

Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri, Osmanlı tarihinin en destansı savunmalarından biri olan Medine Müdafaası sırasında yaşandı.

Medine'de üç yıla yakın süren direniş

1916 yılında Mekke Şerifi Hüseyin'in isyanıyla birlikte Hicaz cephesi alev aldı. İngilizlerin silah, para ve istihbarat desteğiyle büyüyen isyan, Osmanlı Devleti'nin Arap Yarımadası'ndaki hâkimiyetini sarsıyordu.

Ancak Medine farklıydı.

Şehrin savunması, Fahreddin Paşa'ya emanet edilmişti.

Hz. Muhammed'in kabrinin bulunduğu bu kutsal şehri teslim etmeyi reddeden Fahreddin Paşa, tüm baskılara rağmen Medine'yi savunmaya devam etti. Mondros Mütarekesi imzalanıp Osmanlı Devleti savaştan çekilmiş olmasına rağmen bile direnişi hemen sonlandırmadı. Çünkü ona göre Medine, sıradan bir şehir değil, emanetti.

Bu yüzden tarihe "Medine Müdafii" olarak geçti.

Açlık, kurşundan daha büyük düşmandı

Fakat cesaret tek başına yetmiyordu.

İngilizlerin desteklediği Arap kuvvetleri, Hicaz Demiryolu'nu sürekli sabote ediyor, rayları havaya uçuruyor ve Medine'nin dış dünya ile bağlantısını kesmeye çalışıyordu.

Bir süre sonra şehre düzenli erzak ulaştırmak neredeyse imkânsız hâle geldi.

Un tükenmeye başladı.

Et bulunamaz oldu.

Hayvanların yemleri bitti.

Askerler günlerce son derece sınırlı yiyeceklerle yaşam mücadelesi verdi.

Kuşatma uzadıkça açlık, mermilerden daha tehlikeli bir düşmana dönüştü.

Çekirgeler sofraya girdi

İşte tam bu dönemde, bölgede zaten bilinen bir beslenme geleneği devreye girdi.

Toplanan çekirgelerin başları, kanatları ve sert bacakları ayıklanıyor; daha sonra kaynatılıyor, kavruluyor veya kurutularak tüketiliyordu.

Bugün birçok kişiye sıra dışı gelse de Arap Yarımadası'nda çekirge yemek yüzyıllardır bilinen bir gelenekti. İslam hukukunda da çekirge, yenmesi helal kabul edilen canlılar arasında yer alıyordu.

Fahreddin Paşa'nın askerleri için çekirge artık bir tercih değil, hayatta kalabilmenin yollarından biriydi.

Bu, ordunun tek besin kaynağı değildi; ancak ağır kıtlık dönemlerinde elde edilebilen en önemli gıdalardan biri hâline gelmişti.

Teslim olmayan şehir

Yaklaşık iki yıl yedi ay süren Medine Müdafaası boyunca Osmanlı askerleri yalnızca düşmanla değil, açlıkla, susuzlukla, hastalıklarla ve umutsuzlukla da savaştı.

Fahreddin Paşa, Hz. Muhammed'in kabrindeki kutsal emanetleri yağmalanma ihtimaline karşı büyük bir titizlikle korudu; bunların önemli bir kısmını İstanbul'a göndermeyi başardı.

Sonunda askerî ve siyasi şartlar direnişin devamını imkânsız hâle getirdi.

1919 yılının Ocak ayında Fahreddin Paşa görevinden fiilen uzaklaştırıldı ve Medine teslim edildi.

Ancak onun gösterdiği direniş, Osmanlı askerî tarihinin en uzun ve en sembolik savunmalarından biri olarak hafızalara kazındı.

Çekirgelerden korkmak mı, tarihten ders almak mı?

Bugün İstanbul semalarında görülen çekirge sürüleri, büyük ölçüde mevsimsel göçün bir parçası.

Fakat aynı canlılar, bundan yaklaşık bir asır önce kuşatma altındaki Medine'de açlıkla mücadele eden Osmanlı askerleri için hayatta kalmanın sembollerinden birine dönüşmüştü.

Tarih bazen en büyük derslerini savaş meydanlarında değil, boş bir erzak ambarında verir.

Ve bazen küçücük bir çekirge, bir ordunun direncinin sessiz tanığı olabilir.

Diğer yazarlar

Podcast

gdh'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den gdh içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Sayfayı Paylaş

gdh'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim