Türkiye, bütün batılılaşma iddialarına rağmen dışa kapalı, içe dönük bir siyasi kültüre sahip. Bu yüzden de siyasi ve kültürel yelpazenin büyük kesiminde “biz bize benzeriz”ci bir damar hakim. Halbuki iyi işleyen bir demokratik hukuk devleti için genel kültürün ve siyasi kültürün dışa açık olması, başka ülkelerle mukayese yapılabilmesi elzemdir.
Bu bakımdan Gladyo, mafya, belediye ve siyasi yolsuzluklarla ilgili muhakkak dünya örneklerine bakmak gerekiyor. Bu yazımızda bir süredir dikkati çekmeye çalıştığımız Gladyo ile mücadelede İtaya örneğine bakalım.
31 Mayıs 1972’de Pateano’da ihbar sonucu yapılan bir araba aramasında bomba patlar ve üç jandarma ölür. Bu hadise üzerine başlayan soruşturmada yerel suç failleri göstermelik bir şekilde içeri alınır ve yargılanır. Yargılama sonucunda herkes beraat eder. Savcı Felice Casson’a 1981 yılında bu dosya verilir. Casson, dosyayı kapatmak yerine derinleştirir.
Soruşturma ilerleyince bombaların neo-faşist değil solcu bir gruba ait olduğu ve bunların istihbarat kuruluşlarıyla ilişkileri olduğu ortaya çıkıyor. 1989’da Vincenzo Vinciguerra adında bir itirafçı ve sonra da bir general savcılığa bilgi veriyor. Böylece olayın NATO’ya bağlı bir gizli örgütün işin olduğu anlaşılıyor. Bu arada Başbakanın desteğine rağmen, Cumhurbaşkanı soruşturmayı engellemeye çalışıyor.
Casson’un ifadesiyle “Birkaç yıl boyunca yargıyı, siyaseti ve halkı da içine alan çok büyük bir mücadele oldu ve Gadyo’yla ilgili gereken bütün belgelere ulaşıncaya kadar bayağı bir zaman geçti.” Bu belgelerden, bu gizli örgütün Sovyet tehdidine karşı kurulduğu ancak kısa zamanda İtalyan iç siyasetine müdahale etmek amacıyla sağ ve sol silahlı şiddet kullanan gruplarla irtibata geçerek bombalama eylemleri düzenlediği anlaşılıyor. Bu örgüt, özel eylemler için özel eğitim alıyor.
Parlamentonun, Başbakanların, Savuma Bakanlarının, Genelkurmay Başkanlarının ve kamuoyunun bilgisi dışında 40 yıl faaliyette bulunuyor. Örgüt, NATO şemsiyesi altında kurulmuş olsa da, doğrudan CIA’dan emir alıyor. Mesela 1972 tarihli bir belgede İtalya ve Fransa’nın sınırları zorlayacak suikastlarla sarsılması ve Vietnam’a benzetilmesi isteniyor.
Örgütün bütün muhalefet unsurlarına sızması ve istenen şekilde yönlendirmesi isteniyor. Bu şekilde yapılacak eylemler istenen gruplarla mal edilerek arzu edilen siyasi tablo hazırlanmaya çalışılıyor.
Savcı Casson soruşturmanın bu ölçüde ilerlemesini Başbakan Andreorri’nin verdiği izne bağlıyor. Başbakanın verdiği izni ise dünyada ve İtalya’da değişen dengelerle ilişkilendiriyor. Değişen denge ise Doğu Bloğunun ve Sovyetler Birliği’nin çöküşüyle İtalya’ya atfedilen stratejik değerin düşmesidir.
Bu stratejik değer, soğuk savaşın bitmesiyle düşüyor ve Sovyetlere karşı kurulmuş olan Gladyo’ya ihtiyaç kalmıyor. Böylece sadece İtalya’da değil, bir çok Avrupa ülkesinde de Gladyo’ya paralel gizli örgütler tasfiye ediliyor. Buna rağmen tasfiye süreci zor oluyor ve zaman alıyor.
Savcı Casson’un bu süreçte nelere dikkat etmek gerektiğini anlattıklarından çıkardığımız dersler aşağıdadır.
1-Siyasi İrade Çok Önemlidir: Soruşturmanın başlayabilmesi ve ilerleyebilmesi için siyasi iradenin savcılığın arkasında kararlılıkla durması elzemdir. Bu sayede bilhassa güvenlik ve istihbarat bürokrasisinin direnişi kırılabilir. Bilgi ve belge akışının önü açılabilir. Bu bakımdan savcının bilhassa istihbarat arşivlerine girebilmesi için siyasi iradeye ihtiyaç vardır.
2-Gladyo ile Mücadele Eden Yargı Mensupları Korunmalı: Yargı bağımsız olmanın ötesinde, Gladyo türü çetelerle mücadele eden yargı mensupları bilhassa himaye edilmelidir. Siyasi iktidar, parlamento ve basın Gladyo’yu soruşturan ve yargılayanları desteklemelidir.
3-Gladyo ile Mücadelede “Hür Basın” : Soruşturma ve yargılama safhasında “hür basın”ın katkı ve desteği hayati önemdedir. Bu sayede soruşturma ve yargılamanın önündeki engeller kaldırılabilir.
4-Parlamento ve Mücadelede “Faydalı Komisyonlar”: Soruşturmanın ilerleyebilmesi ve Gladyo benzeri yapıların tasfiyesi için parlamento çalışmaları ve bu vadide parlamento komisyonlarının çalışması gerekmektedir.
5-Hakimlerin ve Savcıların Özel Hayatında Şeffaflık: Soruşturmayı ve yargılamayı yürüten savcı ve hakimlerden kaynaklanabilecek hataların önlenebilmesi için şeffaflık yerinde olacaktır.
6-Sağ ve Sol Terörizme Karşı “Ortak Havuz” Sistemi: Gladyo benzeri örgütlerin nerelere ulaştığının tespiti bakımından sağ ve terör örgütleri ile mafyayla mücadele eden savcı ve hakimler ortak bir bilgi havuzu oluşturmalıdır. Yine bu çevreler arasında yapılacak bilgi alış verişi faydalı olacaktır.
7-Şeffaflık ve Bilgilendirme: Soruşturma aksi bir durum gerekmedikçe şeffaf olmalı ve kamuoyu bilgilendirilmelidir.
8-Kamu Kurumları Kültürü ve Personeli Yenilenmeli: Yargı ve güvenlik bürokrasinin soğuk savaş dönemi şartlarından kurtulup demokratik bir öz kazanabilmesi için, kurum kültürleri ve personelin değişmesine özel önem verilmelidir.
9-Savcı Sosyal, Sivil, Kültürel ve Demokratik Bilinç Açısından Yeterli Olmalı: Savcıların yaptıkların işin mahiyeti ve misyonu konusunda demokratik bir bilinç sahibi olmaları soruşturmanın yönünü tayin edecektir.
10-Savcıyla Güven İçinde Çalışacak Bir Polis Ekibine İhtiyaç Vardır: Savcının soruşturmasının başarılı olabilmesi için güvenilir bir polis gücüyle çalışması şarttır. Ergenekon soruşturmasını yürüten savcı ve emniyet timlerine ve genel olarak emniyet teşkilatına neden saldırıldığı bu şekilde anlaşılıyor.
11-Gladyo Beyindir, En Gizli Yönetim Merkezidir O Yüzden Bir Numaraya Ulaşılmalıdır: Gladyonun belli başlı katmanlarına ulaşmak ve onları tasfiye etmek yetmez. Israrla gizlenen çelik çekirdeğe ve lidere ulaşılmalıdır. Tam bir tasfiye ancak bu şekilde olur.
12-Gladyo Dokuz Canlıdır, Kendin Reforme Eder: Gladyo’nun bir kolunun tasfiye edilmesi onun tamamen ortadan kaldırıldığını göstermez. Üstelik Gladyo türü örgütler, değişen şartlar altında kendilerini yeniden düzenleyerek varlıklarını devam ettirmek isterler. O yüzden yasama, yürütme ve yargının yanında kamuoyu da bu hususta dikkatli olmalıdır.