Kıbrıs Türklerinin tarihindeki en kritik mücadelelerden biri 1964 yazında Erenköy’de yaşandı. Rum kuvvetlerinin bölgede yoğunlaştırdığı saldırılar karşısında Türkiye, 7 Ağustos’ta savaş uçaklarıyla uyarı uçuşları gerçekleştirdi. Saldırıların durmaması üzerine 8 Ağustos 1964’te Türk Hava Kuvvetleri daha kapsamlı bir hava harekâtına başladı.
Bu harekâta katılan pilotlardan biri, 29 yaşındaki Yüzbaşı Cengiz Topel’di.
Kanada'da eğitim gören jet pilotu
1934 İzmit doğumlu Cengiz Topel, 1955 yılında Kara Harp Okulu’ndan asteğmen olarak mezun oldu. Havacılığa geçtikten sonra pilotaj eğitimi için Kanada’ya gönderildi. 1957’de Türkiye’ye dönerek Merzifon’daki 5. Ana Jet Üs Komutanlığında göreve başladı.
1961’de Eskişehir 1. Hava Ana Jet Üssü’ne atandı, 1963 yılında yüzbaşılığa yükseldi.
Onu Türk tarihinin sembol isimlerinden biri hâline getirecek görev ise bir yıl sonra Kıbrıs’ta başlayacaktı.
Erenköy neden bu kadar önemliydi?
1963’ün sonlarından itibaren Kıbrıs Türkleri ile Rumlar arasındaki çatışmalar giderek şiddetlenmişti.
1964 yazında Erenköy bölgesi özel bir önem kazandı. Bölgedeki Türk direnişçilerin ağır baskı altında kalması üzerine Türkiye gelişmelere müdahil oldu.
7 Ağustos’ta dört Türk jeti bölge üzerinde uçtu. Ancak çatışmalar sona ermedi.
Ertesi gün Ankara harekât kararı aldı. 8 Ağustos’ta Türk jetleri Erenköy bölgesindeki Rum mevzilerine karşı harekete geçti.
Cengiz Topel'in F-100'ü vuruldu
Cengiz Topel de bir F-100 Super Sabre ile harekâta katıldı.
Görev sırasında uçağı yerden açılan uçaksavar ateşiyle vuruldu.
Topel, ağır hasar alan uçağından paraşütle atlamayı başardı.
Fakat Türkların kontrolündeki bölgeye ulaşamadı.
Yere indikten sonra Rum kuvvetleri tarafından yakalanarak esir alındı.
Topel artık bir savaş esiriydi.
Ancak birkaç gün sonra Türk tarafına canlı olarak değil, naaşı teslim edilecekti.
Naaşındaki işkence izleri
Cengiz Topel’in esaret altında öldüğü konusunda Türk resmî kaynaklarının anlatımı nettir. Millî Savunma Bakanlığı, Topel’in Rumlar tarafından yapılan işkence sonucunda şehit edildiğini belirtmektedir.
Topel’in naaşını teslim alan Türk doktor Zihni Uzman'ın yıllar sonra verdiği anlatım da dikkat çekicidir. Uzman, naaşta çok sayıda yara, kırık ve ezik bulunduğunu ve bunları işkence izleri olarak değerlendirdiğini anlatmıştır.
İnternette Topel’e uygulandığı ileri sürülen işkenceler hakkında çok daha ayrıntılı ve ürpertici listeler dolaşıyor. Bunların tamamını aynı güvenilirlik düzeyinde doğrulamak mümkün olmadığı için, tarihî bir metinde belgelenebilen hususlarla sınırlı kalmak daha doğru.
Türkiye'ye getirildi
Topel’in naaşı Birleşmiş Milletler aracılığıyla Türk tarafına teslim edildi. Kaynaklarda teslim işleminin 11 Ağustos 1964 tarihinde gerçekleştiği belirtiliyor. Ardından Türkiye’ye getirilen Topel için törenler düzenlendi ve 14 Ağustos’ta İstanbul’daki Edirnekapı Şehitliği’ne defnedildi.
Ölümü Türkiye’de büyük yankı uyandırdı.
Caddelere, meydanlara, okullara ve askerî tesislere onun adı verildi.
Cumhuriyet döneminin ilk hava harp şehidi
Cengiz Topel bugün Millî Savunma Bakanlığı tarafından “Cumhuriyet döneminin ilk hava harp şehidi” olarak anılıyor.
Erenköy Direnişi ise Kıbrıs Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.
8 Ağustos 1964’te uçağı vurulduğunda Cengiz Topel paraşütünü açarak hayatta kalmayı başarmıştı.
Fakat esir düştüğü topraklardan geri dönemedi.
Adı ise Kıbrıs semalarında başlayan son uçuşundan 62 yıl sonra hâlâ Türkiye’nin dört bir yanında yaşamaya devam ediyor.