Lozan Antlaşması 103 yaşında: Gerçekten 100 yıllık bir antlaşma mıydı?

Mehmet Dilbaz

Yazan: Mehmet Dilbaz

· 2 dk okuma

Lozan Antlaşması 103 yaşında: Gerçekten 100 yıllık bir antlaşma mıydı?

24 Temmuz 1923...

İsviçre'nin Lozan kentinde imzalanan antlaşmanın üzerinden bugün 103 yıl geçti.

Aradan geçen bir asra rağmen Lozan, Türkiye'nin en çok tartışılan tarihî belgelerinden biri olmayı sürdürüyor. Özellikle son yıllarda sıkça dile getirilen "Lozan 100 yıllıktı ve 2023'te sona erdi." iddiası ise kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Peki bu iddianın tarihî ve hukukî bir dayanağı var mı?

Sevr'den Lozan'a Uzanan Yol

I. Dünya Savaşı'nın ardından Osmanlı Devleti'ne dayatılan Sevr Antlaşması, Anadolu'nun büyük bölümünü işgal bölgelerine ayırıyor, Boğazları uluslararası denetime bırakıyor ve Osmanlı Devleti'nin egemenliğini büyük ölçüde ortadan kaldırıyordu.

Ancak Sevr hiçbir zaman uygulanamadı.

Mustafa Kemal Paşa önderliğinde başlayan Millî Mücadele; Sakarya Meydan Muharebesi, Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin ardından askerî zaferle sonuçlandı.

Silahlı mücadele kazanılmıştı.

Şimdi sıra bu zaferi diplomasi masasında kabul ettirmeye gelmişti.

Lozan'da Verilen Diplomasi Mücadelesi

20 Kasım 1922'de başlayan Lozan Konferansı, sanıldığı gibi kısa sürede tamamlanmadı.

Yaklaşık sekiz ay süren görüşmeler boyunca taraflar birçok kez masadan kalktı.

İngiltere başta olmak üzere İtilaf Devletleri; kapitülasyonlar, Osmanlı borçları, Boğazlar, azınlıklar ve Musul gibi konularda Türkiye üzerinde yoğun baskı kurdu.

Türk heyetine İsmet Paşa başkanlık ediyordu.

Özellikle kapitülasyonların kaldırılması konusunda gösterilen kararlı tutum nedeniyle görüşmeler bir süre tamamen kesildi.

Konferans ancak ikinci tur müzakerelerin ardından sonuçlandırılabildi.

Lozan Neden Bu Kadar Önemlidir?

24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması ile;

  • Türkiye'nin bağımsızlığı uluslararası hukuk tarafından tanındı.
  • Sevr Antlaşması fiilen geçersiz hâle geldi.
  • Kapitülasyonlar kaldırıldı.
  • Türkiye'nin bugünkü batı sınırlarının büyük bölümü kesinleşti.
  • Osmanlı borçlarının paylaşımı karara bağlandı.
  • Boğazlar konusunda yeni bir uluslararası statü oluşturuldu.

Bununla birlikte bazı meseleler çözümsüz kaldı.

Musul konusu daha sonraki görüşmelere bırakıldı.

Hatay ise o tarihte Türkiye sınırları dışında kaldı ve ancak 1939 yılında anavatana katıldı.

Dolayısıyla Lozan, tüm sorunları çözen bir antlaşma değil; yeni Türk devletinin uluslararası meşruiyetini sağlayan temel diplomatik belgeydi.

Peki Lozan Gerçekten 100 Yıllık mıydı?

Son yıllarda en çok tartışılan konulardan biri de budur.

Sosyal medyada ve çeşitli yayınlarda sıkça dile getirilen iddiaya göre Lozan Antlaşması'nın süresi 100 yıldı ve 2023 yılında sona erdi.

Ancak tarihî belgeler bunu doğrulamıyor.

Lozan Antlaşması'nın hiçbir maddesinde 100 yıl sonra yürürlükten kalkacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.

Uluslararası hukukta bir antlaşmanın belirli bir süre sonunda kendiliğinden sona ermesi için bunun metinde açıkça belirtilmiş olması gerekir.

Lozan'da böyle bir madde yoktur.

Bu nedenle 2023 yılında antlaşmanın herhangi bir hükmü otomatik olarak sona ermemiştir.

Peki Lozan Hiç Değişmedi mi?

Elbette değişen hükümleri oldu.

Fakat bunun nedeni "100 yılın dolması" değil, taraf devletlerin daha sonra yeni uluslararası antlaşmalar imzalamasıdır.

Bunun en önemli örneği 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesidir.

Lozan'da Boğazlar askerden arındırılmış ve uluslararası bir komisyonun yönetimine bırakılmıştı.

Montrö ile bu sistem kaldırıldı.

Türkiye Boğazlar üzerinde yeniden tam askerî egemenlik kazandı ve Boğazlar Komisyonu tarihe karıştı.

Yani Lozan'ın bazı hükümleri yeni bir uluslararası anlaşmayla güncellendi; kendiliğinden sona ermedi.

103 Yıl Sonra Lozan

Lozan Antlaşması yalnızca bir barış antlaşması değildir.

O, Osmanlı Devleti'nin sona erişi ile Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası hukuk sahnesine çıkışı arasındaki en önemli dönüm noktalarından biridir.

Bugün, imzalanmasının üzerinden 103 yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ siyasetin, diplomasinin ve tarih tartışmalarının merkezinde yer alıyor.

Ve bütün tartışmalardan bağımsız olarak değişmeyen tarihî gerçek şudur:

Lozan Antlaşması'nın 100 yıl sonra sona ereceğine dair ne antlaşma metninde ne de uluslararası hukukta herhangi bir hüküm bulunmaktadır.

Bu nedenle Lozan, bugün de Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası statüsünü belirleyen temel hukukî belgelerden biri olmayı sürdürmektedir.

Diğer yazarlar

Podcast

gdh'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den gdh içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Sayfayı Paylaş

gdh'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim