1492 yılında Granada’nın düşmesi ile tarihe Reconquista olarak geçen hadise, ülkede yaşayan müslümanların varlığına bir son vermişti. Elbette İslam adetleri, alışkanlıkları, Arap dilinin etkileri günümüz İspanyol kültüründe açıkça hissedilmektedir. Buna rağmen Endülüs İslam aleminin içinde bir hicran ve yaradır. Bilindiği üzere İstanbul’un Fethi’nin üzerinden henüz 600 sene geçmedi. Endülüs ise 700 yıldan fazla Müslüman hakimiyetinde kalmıştı. Böyle bir hatıra ve yaşanmışlık Müslümanları hatırladıkça üzmektedir. Her ne kadar İspanya kendi perspektifinden, kendisine ait olanı geri almış gözükse de Müslüman zihni kaybedilmiş bir İslam toprağından yana hüzünlenir. Reconquista sonrası Endülüste girilen kıyım sayısını bilmediğimiz pek çok Müslüman’ın ve Yahudi’nin bu ülkeyi terk etmesi ile sonuçlanmıştır. Bunların önemli bir kısmı Osmanlı topraklarına göç ederken bir kısmı Fas’ı kendilerine yurt edinmiştir.
Aradan geçen beş asırdan fazla zaman, İspanya ve Fas’a bambaşka bir gözle baktığımız güne eriştirdi bizleri. Gelecek asırlarda 21. yüzyılın tarihini yazanlar ilginç bir paradoksdan bahsedecekler. Neredeyse 500 yıldır Hazreti Muhammed’in torunu Hazreti Hasan’ın soyundan gelen Şerif aileleri tarafından yönetilen Fas ile İslam mirasını yerle bir eden İspanyolların torunları arasında ilginç bir tercih yapıyor günümüz Müslümanının zihni. Fas kralı VI. Muhammed batı ile ilişkilerini sağlam temellere oturtmak için Amerika ve İsrail’in sadık bir müttefiği olarak konumlandırdı Fas’ı. 2020’de, Noel’den iki gün önce Trump’ın damadı Kushner ve İsrailli yetkililerle İbrahim anlaşmalarını imzaladı Fas hükümeti. Karşılığında batı Sahra’daki hakları Amerika tarafından tanındı. O gün bugündür İsrail’in bölgedeki en güvenilir ortağı Fas. Arap Baharı’ndan hiç etkilenmedi Serif kralların ülkesi. Ona mukabil Körfez ülkeleri gibi kesin bir İsrail savunuculuğu içinde görmüyoruz Fas’ı uluslararası arenada. En kritik anlarda İsrail’in yanında ancak Körfez ülkeleri gibi İslam aleminin tepkisini çekecek ölçüde bir İsrailcilik ortaya koymuyor. Fas amirli futbol takımı Dünya Kupası’nda ortaya koyduğu başarılı futbolla bütün dünya Müslümanların sempatisini ve desteğini kazandı. Bu destek, yukarıda belirttiğimiz gibi has imajının çok fazla yıpratılmaması sayesinde kazanıldı.
Dünya Kupası’nı İspanya kazandı. Final maçında Gazze’nin çocukları başta olmak üzere neredeyse bütün Müslümanlar kayırılan Arjantin’e karşı İspanya’yı destekledi. İsrail’in Arjantin’e karşı Filistinli çocukların İspanyasını… sadece Müslümanlar değil dünyada insanlık, futbolun namusu gibi kaygıları olan herkes aslında İspanya’yı destekledi. Fas olmayacaksa İspanya olsun diyordu bir Arap amca Fransa sokağında. Fakat olacaksa Fas olsun. Ne güzel olmaz mı? Müslümanların pastan sonraki tercihi İspanya ile İspanya’dan önceki tercihi Fas birkaç gündür kurgulanmış bir mülteci krizi sebebiyle karşı karşıya. Türkiye kamuoyu başta olmak üzere dünya Müslümanları ne ilginçtir ki Fas’a karşı İspanya’yı haklı görüyor, İspanya’nın bu süreç sebebiyle zarar görmemesini temenni ediyor. İşte bu 21. yüzyılın paradokslarından yalnızca bir tanesidir. Demek dindaşlık, ırkdaşlık, aynı dili konuşmak değil aynı davayı savunmak dünya Müslümanlarını bir yere sevk ediyor. Bizdendir diyerek değil, doğruyu savunuyor diye bir tercihte bulunuyor İslam kamuoyu. Çok değil birkaç yıl önce İspanya ile Fas arasında yaşanacak bir gerilimle kalplerinin İspanya’dan yana atacağını söyleseydiniz bu insanlar her şeyden önce beyaz adama karşı buğday tenlinin, avrupalıya karşı Afrikalıının, Katoliğe karşı Müslümanın yanında yer alacaklarına söyler; iddİanıza gülüp geçerdi. Zaman en olmaz denilen şeyleri olur kılıyor. Gün olacak tarih bu ilginç paradokstan bahsedecektir.
Paradokslar çağının bir paradoksu: İspanya-Fas Gerilimi
1492 yılında Granada’nın düşmesi ile tarihe Reconquista olarak geçen hadise, ülkede yaşayan müslümanların varlığına bir son vermişti. Elbette İslam adetleri, alışkanlıkları, Arap dilinin etkileri günümüz İspanyol kültüründe açıkça hissedilmektedir.
Yazan: Nevzad Yenikişi
· 3 dk okuma
Diğer yazarlar
Köşe Yazısı
Fazıl ErgütBir millet güvenini kaybederse
Podcast
gdh'i Google'da takip edin
Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den gdh içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.